KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2016/9469 E., 2016/6394 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yetkisiz kimsenin vesikada sahteciliği
- Hüküm
- Asıl KArar: Mahkumiyet
Karar Metni
223 kelime·1 dk okuma
Yokluğunda verilen hükmün sanığın duruşmada bildirdiği adresine 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca yapılmasının, daha önce adli mercilerce bu adreste usulüne uygun bir tebligat yapılmaması nedeniyle usulsüz olduğu, 09.06.2009 havale tarihli dilekçesi ile itiraz talebinde bulunduğu, 5271 sayılı CMK’nun 264. maddesine göre, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılmanın, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı cihetle; geçerli bir tebligat olmaması nedeniyle, sanığın başvurusu temyiz niteliğinde olup, temyiz talebinin süresinde olduğunun kabulü ile yapılan temyiz incelenmesinde gereği görüşüldü;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen sahtecilik suçunun yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 16.09.2003 yılından temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2016/9469, K. 2016/6394, 21 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama