KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2017/14478 E., 2020/743 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz nedenlerinin reddine, ancak; 1- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.11.2017 tarih ve 2017/866-466 sayılı kararında açıklandığı üzere;
5327 sayılı TCK'nın 205. maddesindeki "resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek" suçunun oluşabilmesi için resmi bir belgenin içeriğindeki bilgilerin anlaşılmaz, kullanılamaz hale getirilmekle birlikte maddi varlığına dokunulmaksızın ondan faydalanma olanağının imkansız hale getirilmesi suretiyle bozulması veya belgenin maddi varlığına son verilerek yok edilmesi ya da belgenin bütünlüğüne dokunmaksızın hak sahibinin ondan yararlanmasını engelleyecek şekilde gizlenmesi gerekmektedir.
Failin bir belgeyi ortadan kaldırmak, bozmak veya gizlemekle elde etmek istediği sonuç, hak sahibinin o belgeden yararlanmasını engellemekten ibarettir. Nitekim, belge ortadan kalkınca veya bozulunca bu yararlanma olanağı kalmayacağından failin elde etmek istediği sonuç da gerçekleşecektir. Gerçek belgenin aslı ortadan kaldırılarak veya bozularak sonuç elde edildiğinde suç da tamamlanmış olur.
Belgenin bozulması, yok edilmesi veya gizlenmesinin amacı hak sahibinin suça konu belgeden yararlanmasının önlenmesidir. Diğer bir anlatımla anılan suç, hak sahibinin o belgeden yararlanmasını engellemek amacıyla kanıt değeri taşıyan belgelerin ortadan kaldırılması bozulması ya da gizlenmesi suretiyle oluşacaktır.
Sanığın Ali Korkmaz’a ait nüfus cüzdanındaki kimlik bilgileri üzerinde herhangi bir kazıntı ya da silinti yapmadan belgedeki orijinal fotoğrafı çıkararak, kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle tahrifat yaptığı belgeyi kullanmaktan ibaret somut olayda; sanığın resmi belgeyi bozma genel kastı ile değil, belgeyi sahteleştirerek yararlanma kastı ile hareket ettiği ve resmi belgeyi bozma suçunun unsurlarının oluşmadığı,
belgede gerçekleştirilen sahteciliğin aldatma niteliğinin bulunması halinde fiilin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, ancak belgenin aldatma niteliğinin bulunmadığının Yargıtay 21.Ceza Dairesi’nin 02.05.2016 tarihli bozma ilamında tesbit edildiği anlaşılmakla, unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2017/14478, K. 2020/743, 3 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama