KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2017/1645 E., 2019/1581 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 16.09.2014 tarihli iddianamesi ile İstanbul 27. Sulh Ceza Mahkemesinin 01.10.2013 tarih ve 2012/1202 esas sayılı davasında ...‘in mahkumiyetine ilişkin gerekçeli kararın, Beyoğlu PTT müdürlüğünde posta dağıtıcısı olarak görev yapan sanık tarafından muhatabın ceza infaz kurumunda olduğu 19.11.2013 tarihinde bizzat tebliğ yapılmış gibi gösterilmek suretiyle kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan açılan kamu davasında;
suçlamaları kabul etmeyen sanığın savunmasının "Ben Beyoğlu Posta Dağıtım Merkezinde posta dağıtıcısı olarak görev yapıyorum, iddianamede ismi belirtilen ...'i tanıyorum, anne babasını da tanıyorum, söz konusu tebligatı ...'in adresine götürdüm, babası ... benim dedi, bende ... olarak tebligatı yaptım, daha sonra da tebligatlar yaptım, cezaevinde olduğunu mahalle muhtarından öğrendim, ... diye tanıdığım şahsa kimlik kontrolü yapmadım, 25 yıldır orada görev yapıyorum, ...'in anne ve babası o gün kahvaltı yapıyorlardı, Doğan'ın babasının adı ...'tır, ... amca bu ... senin oğlun mu dedim, o da evet oğlum dedi,
bunun üzerine tebliği kendisine yaptım" şeklinde olması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından muhatabın babası ... ...‘in tanık olarak beyanının alınması ile suça konu tebligat evrakındaki ... adına atılı imza ve yazıların ... ...’e, ...’e ya da sanığa ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
belge aslının denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulup, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın resmi belgede sahtecilik kastıyla hareket edip etmediğine, eylemin “görevi ihmal mi” yoksa “memurun resmi belgede sahteciliği” suçunu mu oluşturacağı karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2017/1645, K. 2019/1581, 18 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama