KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2017/8056 E., 2020/2504 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Sahte fatura düzenleme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Sanıklar hakkında 2009 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan da dava açıldığı halde bir hüküm kurulmamış ise de Mahkemece her zaman bir hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Sanık ... (...)'ün %94, sanık ...'ın %6 ortaklı kurdukları ve sanık ...'in müdür olduğu şirkette, sanık ...'nin savunmalarında, şirkete amcası...'ın isteği ile ortak olduğunu, bazı belgeleri imzaladığını, diğer ortak Evrim'in amcasının eşi olduğunu, kendisine para vereceklerini belirttiklerini ancak para vermedikleri için iki hafta sonra iş yerine gitmeyip Gaziantep'e geri döndüğünü, işlerle amcasının ilgilendiğini belirtmesi karşısında, mükellefiyetten haberdar olduğunun anlaşıldığı yine sanık ...’in savunmasında şirketin bütün işlemlerinin vekaletname ile yürütüldüğünü belirtmesine rağmen;
%94 ortağı ve yetkili müdürü olduğu şirketin düzenlediği sahte faturaların sanığın babasının yetkilisi olduğu şirket tarafından kullanıldığı anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, sanığın 2009 takvim yılında birden fazla sahte belge düzenlemek şeklinde gerçekleşen eylemlerine ilişkin olarak,
TCK'nin 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış. 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2017/8056, K. 2020/2504, 19 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama