KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2018/319 E., 2020/3201 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
1- Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde ;
5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan deliller gerekçeli kararda incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, temel cezayı teşdit gerekçesi, başkaca cezayı artırıcı ve azaltıcı sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz taleplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde ;
a) TCK'nin 268. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması gerekir. Somut olayda.
11.06.2009 tarihli yakalama tutanağında daha önce yapılan uyuşturucu operasyonunda ele geçirilen uyuşturucu madde ile ilgili olarak yakalanmaları istenen ... ile ...’nun markette buluşacaklarının ihbar alınması üzerine polis tarafından gerçek kimlik bilgilerinin operasyon öncesinde bilindiği ve gerçek kimlik bilgilerine göre markette yakalandığı, üst arama tutanağının gerçek ismiyle düzenlenip imzalandığı, sanığın kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemediği,
başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullandığı gerçek kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği cihetle. 5237 sayılı TCK'nin 268. maddesinde düzenlenen suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2018/319, K. 2020/3201, 16 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama