İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2018/3476 K.2018/4166

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 27.03.2018 tarih ve 2018/197 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03.04.2018 tarih ve KYB-2018/27415 sayılı ihbarnamesi ile;

Esas2018/3476Karar2018/4166Tarih4 Mayıs 2018Okuma5 dk · 963 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2018/3476 E., 2018/4166 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Mayıs 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

963 kelime·5 dk okuma

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 27.03.2018 tarih ve 2018/197 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03.04.2018 tarih ve KYB-2018/27415 sayılı ihbarnamesi ile;

Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02/06/2017 tarihli ve 2017/147 soruşturma, 2017/1659 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı müteakip, şüpheli hakkında resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan iddianame düzenlenerek kamu davası açılması gerektiğinin anlaşıldığından bahisle bu yönde karar verilmesi talebi üzerine Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığının 02/06/2017 tarihli ve 2017/147 soruşturma,

2017/1659 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kaldırılmasına ilişkin İzmir 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05/10/2017 tarihli ve 2017/4724 değişik iş sayılı kararını takiben Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüphelinin resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan cezalandırılması istemiyle düzenlenen 17/10/2017 tarihli ve 2017/6147 soruşturma, 2017/1742 esas,

2017/1721 sayılı iddianamenin iadesine dair Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/10/2017 tarihli ve 2017/473 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/11/2017 tarihli ve 2017/1401 değişik iş sayılı kararının "şüphelinin ... plakalı araçla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na aykırılık eylemi nedeniyle trafik idarî para cezası karar tutanağı düzenlenmesi esnasında kimliği hakkında yalan beyanda bulunduğu,

esasen kamu davası açılmasını gerektirir nitelikte delil de bulunduğu halde, eylemin 5236 sayılı Kanunun 40/1. maddesinde düzenlenen kabahat eylemini oluşturduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, ancak bilahare şüphelinin eylemi nedeniyle resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kamu davası açılmasının gerektiği anlaşılarak, İzmir 3. Sulh Ceza Hâkimliğinden bu yönde karar verilmesinin talep olunduğu ve anılan Hâkimlikçe bu yönde karar verildiği, esasen meselenin şüphelinin kendi ifadesinde de ikrar ettiği eyleminin hukukî vasıflandırılmasından kaynaklandığı,

başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilirken 5326 sayılı Kanun’un 40/1. maddesi gereğince bir uygulama yapılmaksızın bu kararın verildiği, her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar, İtiraz ve İddianamenin İadesi" başlıklı İkinci Kitap, İkinci Kısım, İkinci Bölümünde yer alan 172 ve 173. maddelerinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı Cumhuriyet savcısı tarafından itiraz yolu öngörülmemiş olduğundan,

kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılması için Cumhuriyet savcısının sulh ceza hâkimliğine başvurması ve sulh ceza hâkimliği tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmış olmasının hukukî bir değer taşımadığı,

şüpheli hakkında kamu davası açılmasını gerektirir nitelikte yeterli delil bulunduğu hususunda bir tereddüt bulunmadığı sabit olduğundan, Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığınca hukukî nitelendirmeye bağlı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen dosyanın bilahare ele alınarak resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 17/10/2017 tarihli ve 2017/6147 soruşturma, 2017/1742 esas, 2017/1721 sayılı iddianame ile kamu davası açıldığı,

Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172/2. maddesinin “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.” şeklindeki hükmünden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği,

aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa.

Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” şeklindeki hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve gerekli hallerde yargılama sırasında toplanacak deliller, birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği, iddianamenin iadesi sebepleri arasında olayımızdaki gibi bir sebebin mevcut olmadığı, mevcut delillerin kamu davasının açılması için yeterli olduğu,

delillerin takdir ve değerlendirilmesinin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,

Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar, İtiraz ve İddianamenin İadesi" başlıklı İkinci Kitap, İkinci Kısım, İkinci Bölümünde yer alan 02.01.2017 tarih ve 680 sayılı KHK‘nın 10. maddesi ile değişik 172/2. maddesi, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz“ hükmünü taşımakta olup,

yine aynı Kanun‘un 173. maddesi uyarınca da kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara yönelik olarak yalnızca “suçtan zarar gören“ yönünden itiraz hakkı bulunduğunun kabul edildiği, bu anlamda Kanun‘un 172/2. maddesinde belirtilen şartların gerçeklemesi hali dışında, Cumhuriyet Savcısının kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik olarak mercii Sulh Ceza hakimliklerine itirazda bulunmasının ve Sulh Ceza Hakimliğinin de Cumhuriyet Savcısının talebi üzerine kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı kaldırmasının hukuken mümkün bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Bu açıklamalar ışığında, incelenen dosya içeriğine göre; başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan şüpheli ... hakkında yürütülen soruşturma sonucunda, Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2017 tarih ve 2017/147 Soruşturma-2017/1659 Karar sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararının müteakip, herhangi yeni bir delil elde edilmediği halde, şüpheli hakkında resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan iddianame düzenlenerek kamu davası açılması gerektiğinin anlaşıldığından bahisle,

Cumhuriyet Savcısının bu yönde karar verilmesi talebi üzerine İzmir 3. Sulh Ceza Hâkimliği‘nin 05.10.2017 tarih ve 2017/4724 Değişik iş sayılı kararı ile Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2017 tarih ve 2017/147 Soruşturma-2017/1659 Karar sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararının kaldırılmasının hukuken mümkün bulunmadığının anlaşılması karşısında,

Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın 17.10.2017 tarih ve 2017/6147 Soruşturma-2017/1742 Esas sayılı iddianamesinin iadesine dair Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesi‘nin 23.10.2017 tarih ve 2017/473 iddianame değerlendirme no‘lu kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi‘nin 14.11.2017 tarih ve 2017/1401 D.İş sayılı kararına karşı kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki istem yerinde görülmediğinden REDDİNE.

SONUÇ / HÜKÜM

7201 sayılı Tebligat Kanunu‘nun 11. maddesinin “vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır“ hükmüne aykırı olarak, Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2017 tarih ve 2017/147 Soruşturma-2017/1659 Karar sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararına ilişkin tebligatın, dosyada vekaletnamesi bulunan müşteki vekili Avukat ... yerine, MERNİS adresinde müştekiye yapılmasının usulsüz olduğu, bu itibarla kesinleşmeyen karar yönünden müteakip işlemlerin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 04.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2018/3476, K. 2018/4166, 4 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2018/3476
Karar No
2018/4166
Tarih
4 Mayıs 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2018/3477 K.2018/4537
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/3479 K.2018/5889
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2018/3480 K.2018/12765
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2018/3480 K.2018/4114
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2018/3481 K.2018/4135
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/3481 K.2018/5226

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.