KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2018/5590 E., 2018/8679 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
5271 sayılı CMK’nin kanun yollarına başvurma başlıklı 260/1. maddesindeki “Hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” hükmü karşısında; şikayetçi ...'un suçtan zarar gören olduğu ve hükmü temyiz etme hakkı bulunduğu anlaşıldığından; 5271 sayılı CMK'nin 237/2 maddesi uyarınca şikayetçi ...'un davaya katılan, vekili Av. ...'nün ise katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek inceleme yapılmıştır.
A) Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi:
Bozmadan önce, sanık hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçundan verilen beraat hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleşmesine rağmen, Mahkemece sonradan bu suçtan tekrar verilen 17.09.2015 tarihli beraat kararının hukuken yok hükmünde olması, yok hükmündeki kararın temyizinin mümkün olmaması karşısında; katılan ve katılan vekilinin sanık hakkında nitelikli dolandırcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik vaki temyiz isteminin, 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
B) Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan ve vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK'nin 204/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 15.08.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılanın ve vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2018/5590, K. 2018/8679, 1 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama