İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/10909 K.2023/4867

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği…

Esas2019/10909Karar2023/4867Tarih6 Haziran 2023Okuma6 dk · 1.279 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2019/10909 E., 2023/4867 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Haziran 2023
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2014/559 E., 2015/340 K.
Suç
Resmi belgede sahtecilik
Hüküm
Mahkûmiyet
Tebliğname görüşü
Onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.279 kelime·6 dk okuma·7 bölüm

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2014/559 Esas, 2015/340 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği; 1. Suçu işlememesi sebebiyle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Zincirleme suç hükümlerinin oluşmadığına, 3. Lehe hükümlerin uygulanması talebine, İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. Suç tarihinde borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan hakkında arama ve yakalama kararı bulunan sanığın, Sabiha Gökçen ... Limanından Almanya'ya gitmek için müracaatta bulunduğunda görevlilere kendi kimlik bilgilerini taşımayan ve Interpol - Çalıntı kaydında çalıntı olarak kaydı bulunan ... adına düzenlenmiş sahte pasaportu ve Bulgaristan ülkesine ait sahte kimlik belgesini ibraz ettiği, bu şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu zincirleme olarak işlediği anlaşılmıştır.

2. Sanık, üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ve her aşamada suça konu sahte belgelerin Bulgaristan ülkesinde yaşayan, açık kimlik ve adresini bilmediği bir kişi tarafından düzenlendiğini, sahte evrakı kendisinin düzenlemediğini savunmuştur.

3. Sanığın yakalanmasını müteakip kolluk kuvvetlerince tanzim olunan 23.09.2014 tarihli Yakalama ve Muhafaza Alma Tutanağı dava dosyasına eklenmiştir.

4. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarınca tanzim olunan, 23.09.2014 tarihli Uzmanlık Raporunda, suça konu her iki belgenin de aldatıcılık kabiliyetinin bulunduğu görüşü açıklanmıştır.

5. Adli emanetin 2014/14271 sırasında kayıtlı bulunan suça konu belgeler, Mahkemece 26.02.2015 tarihli duruşmada incelenmiş ve suça konu her iki belgenin de aldatıcılık kabiliyetinin bulunduğuna ilişkin gözlem duruşma tutanağında belirtilmiştir.

6. Sanığın güncel adlî sicil kayıt örneği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak incelenmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Beraat Talebine Yönelen Temyiz Sebebi

Her ne kadar sanık suça konu belgeleri kendisinin düzenlemediğini, Bulgaristan'da yaşayan ve açık kimlik ve adres bilgilerine vakıf olmadığı bir kişi tarafından düzenlendiğini, bu itibarla eyleminin suç teşkil etmediğini ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini savunmuş ve bu hususu temyize konu etmiş ise de 5237 sayılı Kanun'un Resmi belgede sahtecilik suçunu düzenleyen 204 üncü maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde; "Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

" şeklinde hükme yer verildiği, bu itibarla sahte resmi belgenin kullanılmasının da resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarını taşıdığı anlaşılmakla, suçu sabit olan sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

B. Lehe Hükümlerin Uygulanması Talebi

Sanığın lehe olan hükümlerin uygulanması talebi üç alt başlık altında değerlendirilmelidir:

a. Seçenek yaptırımlar yönünden;

5237 sayılı Kanun'un, Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; "Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır." Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 2 yıl 1 ay hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

b. Erteleme yönünden;

5237 sayılı Kanun’un, Hapis cezasının ertelenmesi başlıklı 51 ... maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 2 yıl 1 ay hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 51 ... maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

c. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden;

5271 sayılı Kanun’un 231 ... maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise ...” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 2 yıl 1 ay hapis cezası olması karşısında bu cezaya ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Re'sen Dikkate Alınan Hususlar Yönünden

1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

3. Sanığın, suça konu sahte kimlik belgesi ile pasaportu kendisinin tanzim etmediğini savunduğu, sanık savunmasının inkâra dayandığı, bu itibarla iki ayrı sahte belgenin aynı zamanda mı yoksa farklı zamanlarda mı tanzim edildiğinin tespit edilemediği, bu itibarla zincirleme suç hükümlerinin oluşup oluşmadığının şüpheden arındırılamadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca şüpheli kalan bu hâlin sanık lehine yorumlanması ile eylemin tek olduğunun kabulünün gerekeceği tespit edilmiştir.

Sanığın güncel adlî sicil kaydına göre 1 yıl 2 ay hapis cezasına mahkûmiyet nedeniyle mükerrir olduğu ve Mahkemece sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulandığı ve "Sanığın daha önceden kasıtlı suçtan sabıkasının bulunması ..." şeklindeki yerinde ve kanunî gerekçeye istinaden 5237 sayılı Kanun'un 51 ... maddesi gereği erteleme, 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumlarının uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği,

sanık lehine ceza indirimine gidilmesi neticesinde 2 yıldan daha az sonuç ceza belirlense de mükerrir sanık hakkında, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumlarına ilişkin objektif koşulun oluşmayacağı belirlendiğinden, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının tatbiki suretiyle fazla ceza tayinine ilişkin hukuka aykırılık, Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (C-3) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2014/559 Esas, 2015/340 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği (1/4) oranında artırım uygulanan paragrafın hükümden tümüyle çıkarılmasına, takip eden paragrafların buna göre teselsül ettirilmesine,

5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulandığı paragraftan ise "2 yıl 1 ay" ibaresinin hükümden çıkarılmasına ve bu ibare yerine "sanığın neticeten 1 yıl 8 ay" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.06.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/10909, K. 2023/4867, 6 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. A. Beraat Talebine Yönelen Temyiz Sebebi
  8. C. Re'sen Dikkate Alınan Hususlar Yönünden
  9. V. Karar
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2019/10909
Karar No
2023/4867
Tarih
6 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/10910 K.2023/4854
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/10913 K.2023/4883
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/10925 K.2023/5358
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/10981 K.2023/4829
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/10995 K.2023/5177
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/11022 K.2023/5139

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.