KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2019/849 E., 2022/345 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2022
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafisinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Yapılan sahtecilikte aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin hakime ait olduğu, Mahkemece suça konu senetler üzerinde inceleme yapılıp özellikleri zapta geçildiği halde gerekçede aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tartışılmadığı anlaşılmakla, söz konusu belgelerin hakim tarafından tekrar incelenip, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespitinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm tesisi,
Kabule göre de;
1- Suça konu senetlerin farklı zamanlarda düzenlendiğine veya kullanıldığına ilişkin kesin delil bulunmaması nedeniyle eylemin kül halinde 5237 sayılı konunun 204/1. maddesinde öngörülen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, ancak sahte belge çeşitliliği dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, zincirleme şekilde işlenmiş resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,
2- Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Erzurum 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/1040 Esas, 2012/54 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin, 5237 sayılı TCK'nin 106/1-1. cümle maddesinde düzenlenen tehdit suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nin 106/1-1. cümlesinde tanımı yapılan tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının
anlaşılması karşısında.
5237 sayılı TCK'nin 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre TCK'nin 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/849, K. 2022/345, 12 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama