KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2019/9544 E., 2023/4565 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/57 E., 2015/519 K.
- Suçlar
- Resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
853 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2015 Tarihli ve 2015/57 Esas, 2015/519 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 ... maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 ... maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, hükümleri temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İhbar üzerine sanığı yakalama çalışması kapsamında, içerisinde bulunduğu aracın durdurulduğu, yapılan kimlik kontrolünde sanığın üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ... kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş suça konu sahte nüfus cüzdanı ve ... belgesini ibraz ettiği ancak sonrasında gerçek kimliğini beyan ettiği ve tüm soruşturma evrakının gerçek kimlik bilgilerine göre düzenlenip imzalandığı anlaşılmıştır.
2.Suça konu belgeler üzerinde yapılan incelemeye ilişkin 23.11.2014 tarihli Uzmanlık Raporunda, incelemeye konu ... belgesi ve nüfus cüzdanının tamamen sahte olarak oluşturulduğunun tespit edildiği ve mahkemece suça konu belgeler duruşmada incelenerek özellikleri tutanağa geçirilmek suretiyle aldatıcılık niteliklerinin bulunduğu belirlenmiştir.
3.Mahkemece, sanığın yakalanmamak için ... adına düzenlenmiş sahte ... belgesi ve nüfus cüzdanını kullanması eylemi nedeniyle, resmi belgede sahtecilik ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarından cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin ve unsurları itibariyle oluştuğunun anlaşılması nedeniyle hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun (5326 sayılı Kanun) “Kimliği bildirmeme” başlığını taşıyan 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının “Görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişiye, bu görevli tarafından elli ...
Lirası idari para cezası verilir.” hükmünü haiz olup, bu kabahat fiili ile 5237 sayılı Kanun'un 206 ıncı maddesinde düzenlenen suç arasındaki fark, beyanın resmi belge düzenlenmesi sırasında yapılıp yapılmadığıdır. Kamu görevlisinin, görevi nedeniyle resmi belge düzenlediği sırada yalan beyanda bulunulması halinde 5237 sayılı Kanun'un 206 ıncı maddesi uygulanacaktır.
Resmi belge düzenlenmesi sırasında olmayıp da kamu görevinin gereği gibi yerine getirilebilmesi için, kamu görevlisinin göreviyle bağlantılı olarak sorması durumunda, kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunulması halinde 5326 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca idari para cezası verilmesi gereklidir.
Açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın beyan ettiği sahte kimlik bilgilerine istinaden düzenlenmiş herhangi bir belge bulunmadığıdan, eyleminin 5326 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak kabahatini oluşturacağı gözetilmeden hüküm kurulması nedeniyle hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/9544, K. 2023/4565, 30 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama