KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/10781 E., 2023/6421 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/19 E., 2015/367 K.
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2015 tarihli ve 2015/19 Esas, 2015/367 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suçsuz olduğuna, sadece katılanın beyanlarının esas alındığına, suçun varlığının kabulü halinde eyleminin resmi belgede sahtecilik suçunun değil 5237 sayılı Kanun'un 165 inci maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ...'in borcuna karşılık olmak üzere katılan ...'a vermiş olduğu iki adet çekin 22.09.2014 tarihinde Kastamonu Plastik isimli şirkete ait iş yerinden çalındığının tespit edildiği, bu şekilde sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı açılmıştır.
2. Sanık savunmasında, suça konu çekleri Burhan isimli şahıstan aldığını, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
3. Katılan ... beyanında; kimyevi madde alım satımı yaptığını, sanığın sürekli müşterisi olduğunu, sanığın kendisine 11.267,00 TL borcu olduğunu, suça konu iki çeki müşteri çeki olduğunu söyleyerek sanığın verdiğini, keşideci şirketi aradığında çeklerin çalıntı olduğunu öğrendiğini ifade etmiştir.
4. Suça konu çeklerin orijinal olup asıllarının dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.
5. 03.10.2014 tarihli tutanağın dosya içerisinde mevcut olduğu görülmüştür.
6. Tetkik konusu çeklerin arka yüzünde bulunan ... ibareli el yazıları ve altında bulunan ciranta imzalarının sanığın eli mahsulü olduğuna, diğer el yazıları ve imzalar yönünden sanığın eli ürünü olduğunu gösteren bulguya rastlanmadığına dair BLG- 2014/13795 sayılı ekspertiz raporunun dosyada içerisinde olduğu görülmüştür.
7. Yargılama sonucunda, sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun sübut bulduğu kabul edilerek mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2015 tarihli ve 2015/19 Esas, 2015/367 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/10781, K. 2023/6421, 21 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama