KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/14160 E., 2023/5876 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/346 E., 2018/331 K.
- Suç
- Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarakkullanılması suretiyle dolandırıcılık
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
1.018 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2009 tarihli ve 2008/139 Esas ve 2009/682 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi, 53 üncü maddeleri uyarınca ...'e karşı 1 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası, ...'ne karşı 8 ay hapis ve 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2009 tarihli ve 2008/139 Esas ve 2009/682 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 17.06.2014 tarihli ve 2012/19234 Esas, 2014/12090 Karar sayılı ilâmıyla;
"gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi için, katılan ...’nin internet ilanında yer alan irtibat telefonunu aradığı zaman telefonda görüştüğü kişi ile konuşmalarını kaydettiği, bu ses kayıtları ile sanıkların ses kayıt örnekleri üzerinde ses analiz uzmanlarınca bilirkişi incelemesi yaptırılarak bu kayıtların sanıklardan hangisine ait olduğunun belirlenmesi, ayrıca internetteki ilanların denetime elverecek şekilde örneğinin alınarak dosya içerisine konulmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 02.04.2013 tarih ve 15-1293/111 sayılı kararında belirtildiği üzere sanığın belirtilen eylemlerinin TCK'nın 158/1-f, son maddesindeki suçu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,"
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.07.2018 tarihli ve 2014/346 Esas ve 2018/331 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 168 nci maddesi 52 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca ...'e karşı 1 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası, ...'ne karşı 8 ay hapis ve 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; eylemin basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağına, bu nedenle uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ... ve temyiz dışı sanık Mehmet Çerkez’in internet üzerinde alıcı ve satıcılar arasında iletişim kurulmasını sağlayan "www.sahibinden com" isimli siteye "Murat Demirci" adı ile ilan vererek HP isimli bilgisayarı 650,00 TL ye satacaklarını taahhüt ettikleri, internet üzerinden sitedeki ilanı gören şikayetçi ...'in söz konusu ilandaki irtibat numarasından arayarak sanıklar ile görüştüğü, bilgisayarın bedeli olan 500,00 TL'yi Mehmet Çerkez İnan adına açtırılmış hesaba yatırdığı, şikayetçinin ürünün gönderilmemesi nedeniyle irtibat numarasına ulaşmaya çalıştığı ancak ulaşılamadığı,
sanıkların Cannon Nv 900 Model video kamerayı 120,00 TL fiyat ile aynı site üzerinde satışa sunduğu, şikayetçi ...’nin ilanı görerek irtibat için verilmiş numarayı aradığı, sanık ... ile görüştüğünü, sanığın vermiş olduğu Mehmet Çerkez İnan adına açtırılmış hesaba 120,00 TL EFT yolu ile gönderdiğini, daha sonra ürünün gelmediğini gören şikayetçinin irtibat numarasını aradığı ancak sonuç alamadığı, bu şekilde sanığın atılı suçları işlediğinden bahisle kamu davası açılmış olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanığın, atılı suçları kabul etmediği belirlenmiştir. 3. Ankara Jandarma Kriminal Laboratuar Amirliğinin 11.06.2018 tarih ve 2018/142 sayılı Uzmanlık raporu gereğince katılan ...'in görüştüğü kişi ile yapmış olduğu konuşmalardaki kişi ile görüşenin sanık ...'ın sesi ile yapılan karşılaştırmasında kuvvetle muhtemel aynı ses olduğunun bildirilmiş olduğu görülmüştür. 4. Mahkemesince, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir. 5. Mahkemesince sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarının sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A.Tebliğname Yönünden Yapılan İncelemede;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Konya 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2000/1046 Esas 2002/202 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasındaki dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi gereğince uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilerek,
sanık hakkında tekerrüre esas alınan hükme ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı Mahkemesinden sorularak ve başkaca tekerrüre esas sabıkası olup olmadığı da belirlenerek sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün olup bu hususta tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 02.04.2013 tarih ve 15-1293/111 sayılı kararında belirtildiği üzere sanığın belirtilen eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f-son) bendi gereğince mahkeme kabulünde de belirtildiği üzere nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturması nedeniyle sanığın eylemin basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağına dair temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen sanık hakkında kazanılmış hak ilkesinin uygulanması sırasında, ''1412 sayılı Kanun'un 326/son'' olan uygulama maddesinin gösterilmemesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B-3) bendinde açıklanan nedenle Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.07.2018 tarihli ve 2014/346 Esas ve 2018/331 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümlerin kazanılmış hakkın uygulanmasına dair fıkralarına "1412 sayılı CMUK'nin 326/son maddesi gereğince" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/14160, K. 2023/5876, 5 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama