KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/14651 E., 2024/10576 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/31 E., 2018/259 K.
- Suçlar
- Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
- Hükümler
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Sanıklar Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerine Dair Katılan Vekillerinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde
Sanıkların eylemlerine uyan özel belgede sahtecilik suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 06.09.2006 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekillerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
2. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerine Dair Katılan Vekillerinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde
Özel belgede hukuki sonuç doğuracak şekilde sahtecilik yaparak, bu sahte belgeyle oluşturulan alacağın cebri icra yoluyla tahsiline kalkışmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunun işlendiği iddiasını içeren olayda.
İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün beraat yönünde bozulmasına beyanı esas alınan tanık ...'in bozma ilamından sonra yapılan yargılamada sunduğu dilekçesinde; tanıklık yaptığı dönemde annesi katılanın babasından ayrılarak bir başkasıyla evlendiğini, bu durumu içine sindiremediği için annesine duyduğu öfke nedeniyle bahse konu sözleşmenin katılanın huzurunda düzenlendiğini ve ilave yapılmadığını beyan ettiğini, oysa ki gerçeğin sözleşmeye ilave yapıldığına ilişkin olduğunu belirtmesi, ayrıca sözleşmedeki ilave madde hariç bütün hususların katılanın anlatımıyla birebir örtüşmesi,
ilavenin ise sözleşmede kararlaştırılan diğer hususlara açıkça aykırılık teşkil etmesi, sözleşmede hukuki sonuç doğuran ilavenin bilirkişilerce ve adli tıp kurumundan düzenlenen rapor içeriklerine göre sonradan ilave edildiğinin net bir şekilde belirtilmesi, bu sözleşmeye istinaden sanıklardan ...'ın Antalya 2. İcra Müdürlüğü nezdinde 06.09.2006 tarihinde ilamsız icra takibi başlatması neticesinde katılan adına çıkarılan tebligatın oğlu ...'in adresine usulsüz tebliğ edilerek takibin kesinleştirilmesi ve şikâyet sonrası bu usulsüzlük nedeniyle haczin durdurulması,
takibin iptaline itiraz davasının ise tahrif edilen senet dolayısıyla katılan lehine sonuçlanarak sanık ... aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi ve Yargıtaydan geçerek kesinleşmesi karşısında karşısında; sanıkların özel belgeye ilave yaparak sahteleştirip icra takibine de koyarak kamu kurumu olan icra dairesini vasıta kılmak suretiyle nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işledikleri sabit olup bu suçtan mahkûmiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/14651, K. 2024/10576, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama