KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/15625 E., 2025/6436 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/53 E. 2019/2 K.
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hükümler
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 158/1-(i) bendinde, serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi halinin nitelikli dolandırıcılık olarak kabul edildiği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 65/2. maddesinin “serbest meslek faaliyeti sermayeden ziyade şahsi mesaiye ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır” şeklinde tanımlandığı,
aynı Kanun'un 66. maddesinde “serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler serbest meslek erbabıdır” denildiği, aynı Kanun'un 37/4. maddesinde ise gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle uğraşanların bu işlerinden ... kazançlarının bu kanunun uygulanmasında ticari kazanç sayılacağının belirtildiği,
yasada kendi nam ve hesabına mesleğin gerektirdiği etik kurallara uygun olarak çalışması gereken kişilerin toplumda kendilerine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemeleri hali nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlenmiş ise de, bu bendin uygulanabilmesi için failin serbest meslek mensubu olması ve dolandırıcılık suçunu da mesleği gereği kendisine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle işlemesi gerektiği, somut olayda emlakçı olduğu belirtilen sanıkların bu görevinin serbest meslek olarak nitelendirilemeyeceği,
bu nedenle sanıkların eyleminin TCK'nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, sanıkların eylemine uyan “dolandırıcılık” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 31.11.2011 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA;
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/15625, K. 2025/6436, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama