KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/16493 E., 2024/13009 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2012/1362 E., 2014/457 K.
- Suç
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın, katılan şirket ile 03.04.2006 tarihinde imzaladığı finansal kiralama sözleşmesine istinaden 2005 model, New Hollan marka 281444009 şasi seri nolu biçerdöver ve tüm ekipman aksesuarlarını teslim almasına rağmen finansal kiralama kira sözleşmesindeki yükümlülükleri yerine getirmediği, katılan şirket tarafından sanığa 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununun 23. maddesi uyarınca fesih ihbarnamesi gönderilerek 60 gün süre verildiği, süresinin dolmasına ve sözleşmenin fesholmasına rağmen sanığın finansal kiralama konusu malı teslim etmeyerek kaçırdığı iddia edilen olayda;
suç tarihinde yürürlükte bulunan mülga 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'ndaki sözleşmeden doğan davaların ticari dava niteliğinde bulunduğu yönündeki 31. madde hükmüne benzer bir düzenlemenin inceleme tarihinde yürürlükte bulunan 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nda yer almaması ve finansal kiralama sözleşmesinin tarafı konumunda bulunan sanığın kira konusu aracı ticari bir işletmenin faaliyetleri çerçevesinde kiralamamış olduğunun anlaşılması karşısında;
sanığın eyleminin sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/1. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen “güveni kötüye kullanma” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 155 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 22.02.2013 tarihli sorgusu olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/16493, K. 2024/13009, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama