KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/17291 E., 2025/6481 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2012/225 E. 2014/285 K.
- Suç
- Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın, suça konu 30.08.2007 keşide tarihli ve 8.000,00 TL bedelli çeki keşide ederek piyasaya sürdükten sonra, bedelini ödememek amacıyla bankaya çalıntı bildiriminde bulunduğu, tahsil için ibraz edildiğinde çekin ödenmediği, böylece sanığın ödeme iradesi bulunmadığı ve baştan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket ederek banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; sanığın atılı suçlamayı kabul etmediği, alınan uzmanlık raporuna göre keşideci imzasının sanığa ait olmadığının ve uydurma suretiyle atıldığının belirlendiği,
keza, tanık ...nın soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından alınan 22.03.2010 tarihli beyanında, suça konu çeki kendisine sattığı bornozlar karşılığında sanıktan aldığını ifade etmesine karşın, kovuşturma aşamasında alınan 20.11.2013 tarihli beyanında, önceki ifadesini doğrulamakla birlikte suça konu çeki, ait olduğu olayı ve kişileri hatırlamadığını beyan ettiği, yine, cezaevi idaresi vasıtasıyla sunduğu benzer içerikteki 24.03.2014 tarihli dilekçesinde de, kendisinde olayla ilgili, alışverişi tevsik eden herhangi bir bilgi, belge bulunmadığını açıkladığı incelenen dosya kapsamından anlaşılmakta olup,
maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması bakımından; suça konu çekin kim tarafından ve ne şekilde piyasaya sürüldüğünün kesin bir şekilde belirlenmesi, sanık ile tanık ... arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığının, çekin önceden doğan borç karşılığında verilip verilmediğinin ortaya konulması, mümkünse ticari ilişkiyi tevsik eden bilgi, belge kabilinden tüm delillerin dosya arasına getirtilerek incelenmesi, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ...'ın tanık sıfatıyla duruşmaya davet edilerek somut olaya ilişkin ayrıntılı beyanının alınması,
çekin ön yüzündeki tanzimine ilişkin el yazılarının sanık ya da ...'dan hangisine ait olduğunun tespit edilmesi, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de; 5237 sayılı TCK'nin 158/1. maddesinin (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün miktarının, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın cezanın süre ve miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/17291, K. 2025/6481, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama