KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/17787 E., 2025/3110 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/421 E., 2015/74 K.
- Suç
- Serbest meslek sahibi kişilerin dolandırıcılığı
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde, serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesinin nitelikli dolandırıcılık hali olarak kabul edildiği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 65 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “serbest meslek faaliyeti sermayeden ziyade şahsi mesaiye ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır” şeklinde tanımlandığı,
aynı Kanun'un 66 ncı maddesi ise “serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler serbest meslek erbabıdır” denildiği, yasada kendi nam ve hesabına mesleğin gerektirdiği etik kurallara uygun olarak çalışması gereken kişilerin toplumda kendilerine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemeleri halinin nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlendiği,
bu bendin uygulanabilmesi için failin serbest meslek mensubu olması ve dolandırıcılık suçunu da mesleği gereği kendisine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle işlemesi gerektiği, somut olayda ticari taksi şoförü olan ve bu sırada şikâyetçiden haksız menfaat temin eden sanığın bu işinin serbest meslek olarak nitelendirilemeyeceği, bu nedenle eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 157/1. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu,
bu suçun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 11.03.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA;
ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/17787, K. 2025/3110, 11 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama