KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/18111 E., 2024/10445 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/205 E., 2015/88 K.
- Suçlar
- Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verilirken uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nın 52/4 maddesi yerine 52/2 maddesi olarak gösterilmesi, mahallinde telafisi mümkün yazım yanlışı olarak görüldüğünden, sanıklar hakkında hükmolunan adlî para cezalarının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3 maddesinde belirtildiği,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından, yine kasıtlı suçtan hapis cezalarına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra,
15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 53/3 maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
I. Sanıklar ... ve ... Yönünden
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanıklar ... ve ...'in temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
II. Sanık ... Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Güncel adli sicil kaydına göre tekerrüre esas başkaca mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında tekerrüre esas alınan Gebze 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2010 tarihli ve 2010/305 Esas, 2010/1094 Karar sayılı ilâmının, suç tarihinden sonra Yargıtay(Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin, 2012/14802 Esas, 2013/24150 Karar sayılı ilâmı ile 12.09.2013 tarihinde onanarak kesinleşmekle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/18111, K. 2024/10445, 23 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama