KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/18431 E., 2024/12012 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Metni
630 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin, sanık ... hakkında kurulan hükme münhasır olduğu belirlenmiştir.
I. Sanık ... Yönünden
Sanığın yokluğunda verilip 30.04.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 310/1 maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 26.04.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu, hükmün, 1412 sayılı CMUK’un 305/1 maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık ...'nun temyiz isteğinin, 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Sanık ... Yönünden
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1. Tacir sıfatı bulunan ve MMS Mermercilik Ltd. Şti'nin yetkilisi olan sanık ...'nin sanık ...'ye sattığı iddia edilen makinalar teslim edilmediği hâlde teslim edilmiş gibi anlaşarak sahte belge tanzim edip katılan bankadan makina bedelinin kredi şeklinde alınması eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 158/1-j maddesinde yer alan banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden TCK.158/1-h maddesi ile hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
2. Hükümden sonra dosyaya Vergi Denetim Kurulunca gönderilen 03.02.2016 tarihli vergi tekniği raporunda sanık ...'nin yetkilisi olduğu MMS Ltd.
Şti.'nin diğer sanık ...'ye sattığı makinaya ilişkin 11.07.2012 tarihli faturanın sahte olmadığının belirtilmesi karşısında makinanın satışı ve teslim edilmesi konusunun araştırılarak, teslim edilme konusunda varsa tanıkların dinlenilmesi ve katılan bankanın temyiz dışı sanık ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan şikâyeti üzerine, Beyşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde 2020/184 Esas sayılı dava dosyası üzerinden açılan kamu davasına ilişkin dosya da celp olunarak incelenmesi,
hukuki ve fiili irtibat ile delillerin birlikte takdirinde zorunluluk bulunması durumunda dava dosyalarının birleştirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumlarının takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
3. Kabul ve uygulama yönünden;
a. 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3 maddesinde yer verilen. “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir.
Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir.
Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adlî para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
b.
Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunluklarına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 53/3 maddesinin birinci cümlesine;
“... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunlululuk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/18431, K. 2024/12012, 21 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama