KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/18448 E., 2023/307 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Metni
1.149 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2015 tarihli ve 2013/394 Esas, 2015/152 Karar sayılı kararı ile 1. Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan; 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan katılanlara yönelik ayrı ayrı; 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezaların ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; sanığın, katılanın muhasebe işlemlerini yapmadığına, diplomasını diğer sanık ...'a kiraladığına ilişkin savunmalarının dikkate alınmadığına, katılanın zararından sorumlu olmadığına, hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. 2. Katılan ... vekili ve katılan ...'nın temyiz isteği; sanıklardan ... hakkında uygulanan erteleme hükümlerinin yerinde olmadığına ve diğer sanık ... ile ilgili resen gözetilecek sebepler nedeniyle hükümlerin bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların katılanların muhasebe işlerini yürüttükleri dönemde, katılanların, Vergi Müdürlüğüne ve S.G.K'ya ödenmek üzere kendilerine değişik tarihlerde verdiği paraları ilgili kurumlara yatırmayıp, mal edindikleri, daha sonra müştekilerin ilgili kurumlara ödenmesi için verdikleri söz konusu paraların, ilgili kurumlara yatırılmış gibi bilgisayar ortamında banka ödeme dekontları oluşturup, bu şekilde oluşturdukları sahte ödeme dekontlarını müştekilere verdikleri, bu suretle katılanlara karşı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddiasıyla sanıklar hakkında kamu davası açılmıştır.
2.Sanık ...'nun diğer sanık ...'ın bürosunda çalıştığı, çalışmasının sanık ...'a bağlı olarak sürdürülüp sürdürülmediğinin belirlenemediği ancak katılanların muhasebe işlemlerini sanık ...'nun yürüttüğü, sanığın sonraki tarihlerde ödemelerde problem olduğundan bahisle işlemlerin daha kolay yürümesi için katılanları ikna ederek “ben ödemelerinizi yaparım siz parasını daha sonra verirsiniz” dediği ve katılanların bunu kabul etmesi üzerine zaman içerisinde her bir katılan yönünden birden fazla kez olmak üzere tahakkuk fişleri ve ödeme dekontları düzenleyerek katılanlardan orada belirtilen miktarları tahsil ettiği, bu şekilde gerçekleşen eylemde sanık ...'ın bu fiile katıldığı hususunda yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle sanık ...'ın beraatine hükmedilmiştir.
3. Sanık ...'nun "işleri yetiştiremeyeceğim, işlemleri internet hesabımdan ben yatırıp parayı daha sonra tahsil ederim”, diyerek katılanları ikna ettiği ve ödemeleri yapmadan katılanlardan bir kısım paralar tahsil ettiği, eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturamayacağı zira anılan suçta kendisine teslim edilen bir eşya nedeniyle sanığın bu suçu işlemesinin mümkün olacağı, somut olayda “sizin paralarınızı yatırdım“ diyerek sanığın bunu kanıtlar nitelikte belgeler düzenleyip ve bu belgeleri katılanlara vererek eylemi gerçekleştirdiği, bu şekilde gerçekleşen eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gerekçesiyle sanığın katılanlar için ayrı ayrı dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine hükmedilmiştir.
4. Sanığın eylemini her bir katılan yönünden birden çok kez gerçekleştirmiş olması sebebiyle müteselsil suç hükümleri uygulanmıştır.
5. Sanık hakkında düzenlediği tahakkuk fişleri ve ödeme dekontları nedeniyle özel belgede sahtecilik suçundan dolayı kamu davası açılmış ise de bu eylemin dolandırıcılık suçunun unsuru olduğu, bu belgeler düzenlenmeden atılı suçun işlenmesinin mümkün bulunmadığı, yine 5237 sayılı TCK’nın 44 üncü maddesi uyarınca ağır olan suç nedeniyle ceza düzenlenmesi gerektiği gerekçesiyle, özel belgede sahtecilik suçu nedeniyle sanığa ceza verilmemiştir.
6. Sanık hakkında, katılan tarafın zararını gidermediğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... vekili ile katılan ...'nın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
1. Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmü yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2015 tarihli ve 2013/394 Esas, 2015/152 Karar sayılı kararında katılan ...
Bingölballı vekili ve katılan ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... vekili ve katılan ...'nın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2015 tarihli ve 2013/394 Esas, 2015/152 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan ... vekili ve katılan ...'nın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/18448, K. 2023/307, 24 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama