KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/18979 E., 2023/6 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2023
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
- Hükümler
- Mahkûmiyet
Karar Metni
1.247 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli ve 2015/160 Esas, 2015/270 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ile 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 2.400,00 TL adli para cezası, hak yoksunlukları ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına;
özel belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası, hak yoksunlukları ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, hakkındaki hapis cezalarının temyiz incelemesine gönderilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, katılan ...'e ait kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ve aslı ele geçirilemeyen sahte nüfus cüzdanını kullanarak, katılan ...'ın yetkilisi olduğu bayiide TTNET bilgisayar kampanyası taahhütnamesi sözleşmesi düzenletmek suretiyle kampanya dahilinde verilen bilgisayarı aldığı, katılan ...'in aylık faturasının fazla gelmesi nedeniyle olaydan haberdar olup şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında sanığın açık kimlik bilgilerinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
Sanık, aşamalarda alınan savunmalarında suçlamaları ikrar ederek, katılanların zararlarını karşılamayı taahhüt etmiş ise de; dosya içerisinde, sanığın katılanların zararlarını karşıladığına yönelik bir bilgi veya belgeye rastlanmamıştır. Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 18.06.2012 tarihli ve BLG-2012/2367 sayılı Ekspertiz Raporuna göre; suça konu sözleşme üzerinde yer alan imzanın katılan ...'in elinden çıkmadığı belirlenmiştir.
Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 16.06.2015 tarihli ve 2015/160 Esas, 2015/270 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; sanığın samimi ikrar mahiyetindeki savunmaları, katılanların ifadeleri ve sanığa yönelik teşhisleri, sözleşmedeki imzaların katılan ...'in elinden çıkmadığını gösterir rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'un katılan ...'e ait nüfus cüzdanına kendi fotoğrafını yapıştırarak diğer katılan ...'ın işlettiği TTNET Türk Telekom bayiine gittiği ve burada bu nüfus cüzdanını kullanarak bilgisayar almak için taahhütname imzaladığı, sanığın bilgisayarı alarak katılanları dolandırdığı,
ancak suç tarihi olan 21.02.2015 tarihinden önceki bir tarih olan 14.11.2005 tarihinde Türk Telekomünikasyon A.Ş'nin özelleştirilmesi ve kamu kurumu niteliğini taşımaması nedeniyle, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca kamu kurumunun zararına dolandırıcılık suçu kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu suretle eylemin aynı Kanun'un 157 nci madesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunu,
özel sözleşme niteliğindeki belgenin imzalanmasının ise aynı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gerekçesiyle mahkûmiyet kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, Mahkemenin sanığın iddianame konusu eylemleri gerçekleştirdiği hususundaki sübuta yönelik kabulü ile dolandırıcılık suçu yönünden 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunun oluşmayacağına ilişkin gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2015 tarihli ve 2015/160 Esas, 2015/270 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca aleyhe temyiz bulunmadığından, dolandırıcılık suçunda sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2023 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/18979, K. 2023/6, 9 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama