KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/20107 E., 2025/7149 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/290 E., 2015/228 K.
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Katılan vekilinin temyiz talebinin, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına münhasır olduğu belirlenmiştir.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre, katılan ile sanık arasında süregelen alacak borç ilişkisinin bulunduğu ve katılanın, sanığa olan borcundan dolayı her biri 100,00 TL bedelli üç adet bono düzenlendiği, katılanın borcunun en son 5.050,00 TL'ye yükseldiği, taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin, sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımları ve sanığın dosyaya sunduğu belgelerle sabit olduğu,
borcun ödenmemesi üzerine sanığın bonolarda yer alan "100,00" ibaresinin önüne "1" rakamını ve "YÜZ YENİ TÜRK LİRASI" yazısının önüne "BİN" yazısını eklemek suretiyle tahrifat yaparak bonolar üzerinden icra takibi başlattığı, katılanın maaşından yapılan kesintilerle alacağın tahsil edildiği olayda, sanık ile katılan arasında gerçek bir alacak borç ilişkisinin bulunduğu,
nitekim sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile neticelenen kamu davasında sanık hakkında kurulan hükümde, "Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, verilecek ceza, yarısı oranında indirilir." şeklindeki düzenlemeye havi 5237 sayılı TCK'nın 211. maddesinin de uygulandığı,
açıklanan hususlar dikkate alındığından sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 159/1 maddesinde yer verilen “bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla dolandırıcılık” suçunun yasal unsurlarını taşıdığı anlaşılmakla,
Değişen suç vasfı itibarıyla sanığın üzerine atılı eylem için 5237 sayılı TCK’nın 159/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e hükmü gereği 8 yıllık olağan ve 67/4 maddesi uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı süresi nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak DÜŞMESİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/20107, K. 2025/7149, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama