KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/20709 E., 2025/7778 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2010/113 E., 2015/256 K.
- Suç
- Kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- İade, bozma
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında ,müşteki ...'a yönelik eylemden ötürü verilen hüküm dışında, kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Müşteki ...'e yönelik eylem yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi uyarınca temyizi mümkün olmayıp itiraz yoluna tabi olduğundan; sanık müdafinin temyiz talebinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile mercisinde incelenmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline oy birliğiyle İADESİNE, B. Diğer tüm müşteki ve katılanlara yönelik eylemler yönünden; Suç tarihinin 18.03.2010 olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
Sanık ...'nun kendisini öğretmen ... olarak tanıtıp ... müsteşarlığı ve .. ...
Daire Başkanlığında önemli tanıdıklarının olduğunu katılan ...'e söylediği, katılan ...'ün başta oğlu ve akrabaları ve tanıdıkları olan katılan ve müştekilere haber verdiği, müşteki ve katılanların başvuru harcı olarak her birinden 300 TL ve diploma ve belgelerden oluşan dosyalar hazırlayıp katılan ... aracılığı ile sanık ...'ya gönderdikleri, sanığın iş bulma umudu içerisinde olan katılan ve müştekilerden para alarak menfaat temin ettiği iddia olunan olayda, 5237 sayılı TCK'nın 158/2. maddesinde yer alan nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, suç failinin,
ismen söylemese bile kimden söz edildiğini karşı tarafın anlayacağı şekilde makamı, rütbesi, unvanı ve lakabını beyan etmesi yanı sıra lakabını söylediği kamu görevlilerini tanıdığını, hatırının sayıldığını ve işini yaptırabileceğini belirterek mağduru inandırması gerektiği, somut olayda ise; sanığın kendisini öğretmen olarak tanıtıp, ... müsteşarlığı ve .. ..
Daire Başkanlığında önemli tanıdıklarının olduğunu söylediği ,bu haliyle memuriyete girme ve iş bulma umudu içerisinde olan kişilerden haksız menfaatler elde ettiğinin sabit olduğu ancak söylemlerinde işlemleri gerçekleştirecek tanıdığı olarak herhangi bir ismi zikretmediği,
sanığın bu şekildeki eylemlerinin suç tarihinden sonra yürülüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ancak, suç tarihinde bu maddenin yürürlükte olmaması dikkate alındığında eylemin aynı kanunun 157.maddesinde düzenlenen “basit dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu ve bu suçun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 18.03.2010 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafii,
katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/20709, K. 2025/7778, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama