KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/21176 E., 2025/5980 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
- Hükümler
- Beraat
Karar Metni
609 kelime·3 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıkların banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında.
Mahkemece suça konu çeklerde tahrifat yapıldığına dair herhangi bir maddi ..., iz veya emare bulgu tespit edilemediği, çeklerin sanık ... tarafından ticari ilişki gereği verildiği ve ticari şartlar uyarınca da ödenemediği, sanık ...'in çeklerdeki imzalarını inkar etmeyip çekten ... ekonomik sorumluluğunu kabul ettiğinden sanıkların suç işleme iradesi ile birlikte veya tek başına müşteki şirketin zararına ve dolayısıyla dolandırıcılık kastı ile hareket ettiklerine dair şikayetçi tüzel kişiliğin soyut iddiaları ile sanıklardan ...'in,
işçilikten kaynaklı geçmişe dayalı ücret alacağının olması sebebiyle önceye dayalı husumetinin bulunduğu eski patronu olan diğer sanık ...'i suçlayıcı mahiyetteki atf-ı cürüm olarak nitelendirilebilecek ilk ifadeleri haricinde suç kastı ile hareket ettiklerine dair her türlü kuşkudan uzak, mahkumiyete yeterli, kesin ve inandırıcı, somut ve objektif kanıt elde edilemediği gerekçesiyle sanıklar hakkında beraat kararı verilmiş ise de;
Şikayetçi şirketin, vadesi gelen ilk çekin karşılıksız çıkması üzerine yaptıkları araştırmada çek keşidecilerinin ve sanıkların ortadan kaybolduklarını, verdikleri malları piyasada ucuza satıldığını öğrendiklerini beyanla şikayetçi oldukları, sanık ...'in ... isimli iş yerini 16.01.2012 tarihinde devralıp şirket olarak faaliyete geçirdiğini söylediği, ancak bu isimde bir şirket olup olmadığının ve sanık ...'in başka şirketinin olup olmadığının dosya kapsamı itibarıyla belirlenemediği sanık ...'in şirketi faaliyete geçirdiği gün şikayetçi şirketten mal aldığı,
16.01.2012-26.04.2012 tarihleri arasında bu şekilde mal alıp karşılığında suça konu 10.05.2012 tarihli 17.700,00 TL bedelli, 15.06.2012 tarihli 18.400,00 TL bedelli, 25.06.2012 tarihli 23.000,00 TL bedelli, 05.07.2012 tarihli 15.400,00 TL bedelli, 20.08.2012 tarihli 27.500,00 TL bedelli, 15.09.2012 tarihli 18.400,00 TL bedelli ve 30.09.2012 tarihli 35.400,00 TL bedelli çekleri verdiği, sanık çeklerin müşteri çekleri olduğunu söylemesine rağmen şirketi kurduğu gün bu çekleri nasıl, hangi müşterilerden hangi ticari ilişki kapsamında elde ettiğine dair belge sunmadığı,
25.06.2012 tarihli 23.000,00 TL bedelli ve 30.09.2012 tarihli 35.400,00 TL bedelli çeklerin keşidecisi olan tanık ...'ın, kendi adına şirket kuramayan arkadaşının işini görmek amacıyla şirket kurup çek aldığını, ancak arkadaşının ne gibi işlerle uğraştığını bilmediğini, hakkında icra geldiğinde durumu öğrendiğini beyan ettiği, diğer keşideci şirket yetkililerinin beyanlarının alınmadığı, bazı çeklerde sanığın cirosundan önce başka ciroların olduğu, sanık ... 'ın sipariş işlemlerinde ve teslimatta etkin rol oynadığı, sanıkların iş yerinde ... ve bir sekreterin de çalıştığını söyledikleri, ancak bu konuda da araştırma yapılmadığı,
iş yerinin paravan olarak mı kurulduğunnu, faaliyet gösterip göstermediğinin belli olmadığı anlaşıldığından;
Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanık ...'in suça konu çekleri nasıl ve hangi ticari iş kapsamında elde ettiğine dair belge sunması için süre verilmesi, suça konu çeklerin keşideci ve cirantalarına ulaşılıp çeklerin sahte olup olmadığının, çeklerde sanık ... 'ın imzasının olup olmadığının bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi, gerektiğinde keşideci ve cirantaların beyanlarına başvurularak sanığın belge sunduğu takdirde bu konuda diyeceklerinin sorulması, sanığın o dönemde devraldığı ...'in şirket olup olmadığı veya sanığın tacir olup olmadığının tespit edilmesi,
bu iş yerinde çalışan olup olmadığının SGK'dan sorgulanması, varsa vergi kayıtları ile iş yerinin paravan olup olmadığının araştırılması ve 5237 sayılı TCK'nin 158/1-h maddesinde düzenlenen tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçu yönünden ayrıca değerlendirilmesi ile sonucuna göre hüküm kurulması gerekir iken eksik araştırma ile beraat hükümleri kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/21176, K. 2025/5980, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama