KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/21277 E., 2023/7400 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/56 E., 2015/283 K.
- Suçlar
- Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
868 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2015 tarihli ve 2015/56 Esas, 2015/283 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve aynı fıkranın son cümlesi, 35 inci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay hapis ve 1800,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 ve 204 üncü maddelerinin birinci fıkraları ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; katılanın şikâyetinden vazgeçtiği, bu durumun sanığın lehine değerlendirilerek sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmasının sağlanması, Mahkemece suç vasfında hataya düşüldüğü, suça konu bononun düzenleme ve vade tarihi yönünden zamanaşımına uğradığı, suça konu bono ilamsız takibe konu edildiği,5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmama gerekçesinin olaya ve dosyaya uygun olmadığı ve re'sen gözetilecek nedenlerle verilen kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ile sanığın aralarında meydana gelen bir alım satım sözleşmesinden dolayı alacak verecek ilişkisi olduğu, katılanın sanığa teminat senedi ibaresi ekleyerek 30.000,00 TL'lik bir bono verdiği, katılanın 2006 yılında sözleşmelerine konu tapuyu devrettiği, sanığın katılana söz konusu bonoyu imha ettiğini belirtmesine rağmen avukatı aracılığı icra takibine koyduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında özetle, 2004 yılında katılandan Serik 1. Noterinden düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi senedi ile 30.000,00 TL değerindeki taşınmazı satın aldığını, taşınmaz üzerinde kat irtifakının olmadığını, satışın üzerinden 3 yıl geçtikten sonra hala kat ittifakı kurulamayınca katılan ile görüştüğünü, katılan'ın kat irtifakı kurulmaz ise uğrayacağı zarara karşılık suça konu senedi verdiğini, taşınmazı satın aldığından bu yana 10 yıla yakın bir zaman geçmesine rağmen kat irtifakı kurulamayınca müşteki ile bu konu hakkında görüştüğünü, ancak müştekinin kat irtifakı kuramayacağını, taşınmazın artık kendisinden çıkmış olduğunu söylediğini, bunun üzerine müştekinin kendisine vermiş olduğu senedi avukatı aracılığıyla takibe koyduğunu beyan etmiştir.
3. Katılanın suça konu senedi teminat senedi olarak tapu devri için verdiği iddiası dosya tanıklarının beyanları desteklenmiştir.
4....Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 12/11/2014 tarihli ekspertiz raporunda; bahse konu senet üzerinde UV-IR ışık kaynakları ve optik cihazlar kyardımıyla yapılan inceleme neticesinde; senedin sol kenar kısmında dikey bir şekilde deformasyon/kesilme emarelerinin bulunduğu ve kesilen parçanın mevcut olmadığı müşahede edilmiştir. Belirtilen gerekçeler doğrultusunda; söz konusu senedin sol kenar kısmında evvelce mevcut olan bir kaydın gizlenmesi/yok edilmesi amacıyla tahriften halen mevcut durumuna getirilmiş olabileceği kanaatine varılmıştır " şeklinde rapor tanzim edilmiştir.
5. Mahkemece suça konu çekin duruşmaya getirtilerek özelliklerinin duruşma tutanağına geçirildiği, yasal unsurlarının tam bulunduğu, senedin sol tarafında kesmeye ilişkin bariz şekilde belirgin kesme / yırtma izleri bulunduğu, senedin arka kısmının boş olduğu anlaşılmıştır.
6. Adli emanetin 2015/578 sırasında kayıtlı bono aslının dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.
7. Mahkemece iddia, katılan beyanları,...Kriminal Polis Laboratuvarının ekspertiz raporu, sanık savunması ve tüm dosya kapsamında sanık hakkında resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık suçundan temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Katılanın, sanığa haricen sattığı ve bedelini tahsil ettiği taşınmazın tapudaki devrine teminat olarak suça konu 30.000,00 TL lik bonoyu sanığa verdiği, taşınmazın tapuda devri yapıldıktan sonra katılanın sanıktan senedin iadesini istemesine rağmen sanığın senedi yırttığını söylediği, bilahare sanığın bu senedi yırtmayarak kat irtifakının gecikmesi nedeniyle zarar ettiği gerekçesiyle katılan aleyhine cebri icra yoluyla tahsile kalkıştığı ve bu şekilde resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia olunan olayda;
Mahkemesince nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulmuş ise de.
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında ve mahkeme kabulünde sanığın suça konu bononun teminat ibaresi bulunan sol kenar kısmını gizlemek ve yok etmek amacıyla keserek sonrasında 03.06.2010 vade tarihli, 01.06.2007 keşide tarihli olarak doldurmak suretiyle katılan aleyhine icra takibinde bulunduğu şeklindeki kabulü nazara alındığında; suça konu bono üzerinde ne şekilde ekleme veya değişiklik yapıldığı, vade tarihi ve keşide tarihine ilişkin tahrifat yapılıp yapılmadığı hususlarına ilişkin uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınarak;
suça konu bono üzerinde teminat ibaresi dışında sonradan ekleme veya tahrifat yapıldığına ilişkin bulgu tespiti halinde resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulmasına, bonoda herhangi bir tahrifat ilişkin tespit yapılamaması halinde ise bedelsiz kalmış senedin kullanılması suçunu oluşturacağı gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2015 tarihli ve 2015/56 Esas, 2015/283 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
1
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/21277, K. 2023/7400, 19 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama