KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/21316 E., 2023/10932 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/1853 E., 2021/679 K.
- Hüküm/karar
- Ret / Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/487 E., 2018/44 K.
Karar Metni
794 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; yaya olan müvekkiline davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün 13.05.2005 tarihinde çarpması neticesinde malul kaldığını, belirsiz alacak davası olarak ikame ettiği davada şimdilik 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, sorumluluklarının kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının sakatlık oranının tespitinin Adli Tıp Kurumundan alınacak rapor ile belirlenmesi gerektiğini, kaza nedeni ile elde edilen kazanımların tazminattan mahsubunu talep ettiklerini, temerrüte düşmediklerini, dava açılmasına sebebiyet vermediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " davacının maluliyet tazminatı talep ettiği, davalının ise zamanaşımı def'inde bulunduğu, kazanın 13.05.2005 tarihinde gerçekleştiği, davacının Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2005/10362 soruşturma sayılı dosyası ile şikayetinden vazgeçtiği gözetilerek faili öğrendiğinin anlaşıldığı, davanın ise 13.05.2015 tarihinde açıldığı, 818 sayılı Borçlar Kanunu 60'ıncı maddesi uyarınca zarar ve failin öğrenilmesi tarihinden itibaren 1 yıllık süre içinde dava açılmadığı,
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 109'uncu maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğunu, ayrıca 765 sayılı Türk Ceza Kanunu gereği 5 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin de dolmuş olduğu" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ön inceleme duruşmasında 10 yıllık zamanaşımının dolmadığı gerekçesiyle zamanaşımı def'inin reddine karar verildiğini, olayda zamanaşımının geçmediğini, bedensel zararlarda zamanaşımının olay tarihi yada tazminat sorumlusu ile zararın öğrenildiği gün değil, sürekli sakatlığa ilişkin raporun ortaya çıktığı ve öğrenildiği tarih olduğunu, verdikleri dilekçenin bedel artırım dilekçesi olarak kabul edilmesine ve tutanaklara geçirilmesine rağmen neden ıslah dilekçesi olarak nitelendirildiğinin anlaşılamadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava dışı sürücü Hasan Değirmenci'nin yönetimindeki ... plaka sayılı aracın davacı yaya ...'a çarparak yaralanmasına neden olduğu, buna göre.
13.05.2005 günü meydana gelen ve o tarihte yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 459'uncu maddesine uyan taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçunu oluşturan olay için, aynı maddede öngörülen cezasının üst sınırına göre, anılan Kanunun 102'nci maddesinin 4'üncü fıkrasında öngörülen dava zamanaşımının 5 yıl olduğu gözetildiğinde, olayın meydana geldiği 13.05.2005 gününden, davanın açıldığı 13.05.2015 tarihine kadar geçen sürede 5 yıllık zamanaşımının dolduğu,
davalı vekilinin 25.05.2015 günü tebliğ olunan dava dilekçesine karşı iki haftalık süre içinde 03.06.2015 tarihinde verdiği cevap dilekçesinde zamanaşımı def'ini ileri sürdüğünün anlaşılması karşısında zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin bu konuya yönelen istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin doğru olduğu," gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya 03.05.2005 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,765 sayılı TCK 102'nci maddesi , 818 sayılı Borçlar Kanunun 49 ve 60 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; 13.05.2005 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile maluliyet tazminatına ilişkin davanın 13.05.2015 tarihinde açılmış olmasına, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102 nci maddesinde öngörülen 5 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin dolmuş olmasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/21316, K. 2023/10932, 18 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama