KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/21428 E., 2025/5769 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/135 E., 2015/175 K.
- Suç
- Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
- Hükümler
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
687 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında yanlış yazılan suç adının, "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık" şeklinde ve mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
A. Müşteki ...'ın temyiz isteminin incelenmesinde
Müşteki ...'ın, sanığa yüklenen "Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçlarından doğrudan zarar görmediği, 5271 sayılı CMK'nın 237/1. maddesi uyarınca atılı suçtan açılan kamu davasına katılma ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, müştekinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa yüklenen “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/2-a maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan bir kısım sanığın sorgusunun yapıldığı 13.10.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta,
aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1- Sanık hakkında kendisi ile aynı isim ve baba ismine sahip müteveffa ...'a ait tarlaları 2010-2013 yılları arasında kendisine aitmiş gibi gösterip doğrudan gelir desteği almak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen somut olayda, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından; doğrudan gelir desteğinden faydalanmak amacıyla hazırlanan belgelerin sunulduğu kurum olan İlçe Tarım Müdürlüğünün sanık tarafından doldurulan formdaki bilgilerin doğruluğunu araştırma, yerinde tespit etme ve sonucuna göre prim desteğinden kişiyi faydalandırma veya faydalandırmama görevlerinin bulunması,
sanığın İlçe Tarım Müdürlüğünün denetleme olanağını ortadan kaldıran hileli davranışının ne suretle olduğunun araştırılması, söz konusu arazilerde tarımsal faaliyette bulunup bulunmadığının belirlenmesi, doğrudan gelir desteğinden yararlanma koşullarını taşıyıp taşımadığının ortaya konulması ve bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenen "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu gözetilmeden, vasıflandırmada hata sonucu sanık hakkında aynı maddenin (d) bendinde düzenlenen "kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçundan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, Üye ...'in farklı gerekçeli karşı oyu ile, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞIOY
Olay tarihinde Çorum ... ilçesi ... köyü muhtarı ...'ın ihbar ve şikayeti sonucunda aynı köyde ikamet eden sanık ...'un daha önce ölmüş olan ve kendisiyle aynı ad soyadı ve baba adını taşıyan ... isimli başka şahsa ait arazilerin tapu kayıtlarını İlçe Tapu Müdürlüğünden alıp, kendisine ait araziymiş gibi beyan ederek 2010-2011-2012-2013 yıllarında doğrudan gelir desteği aldığı,
köy muhtarınında suçun işlendiğine dair ihbar ve şikayetlerinde arazilerin sanığa ait olmadığını beyan ettiği, bu nedenle sanığın isnat edilen TCK 158/1-d maddesinde düzenlenen tapu dairesinin maddi varlığı olan tapu kayıtlarını araç olarak kullanmak suretiyle haksız gelir desteği alarak TCK 158/1-e maddesinde düzenlenen kamu kurumunu zarara uğratmak suçunu işlediğinin sübutu nedeniyle sanığın TCK 158/1-d-e-son maddeleri gereğince prim desteği aldığı yıl sayısınca ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği kanaatinde olduğumdan,
İlk derece mahkemesi tarafından sanığın beraatine dair kararın dosyada eksik soruşturma olduğuna dair bozulmasına karar veren sayın çoğunluğun görüşüne sanığın suçunun sübuta erdiği, cezalandırılması gerektiği farklı gerekçesiyle katılmıyorum.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/21428, K. 2025/5769, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama