KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/21819 E., 2023/5817 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/370 E., 2015/328 K.
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
1.126 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.09.2015 Tarihli ve 2014/370 Esas, 2015/328 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında 1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, son maddesi, 43, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 18.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığına, olayla ilgisinin bulunmadığına, çalıştığı yerdeki kalfanın kendisini gönderdiğine, somut delile dayanmadığına, lehe kararların uygulanmadığına, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde sanık ...'ün kullanmakta olduğu ...adına kayıtlı 0530 (...) (..) 72 numaralı telefondan müşteki ...'ı arayarak kendisini ...olarak tanıttığı ve çek ile alışveriş yapmak istediğini söylediği, müştekinin kabul etmesi üzerine çeki faks yolu ile müştekiye gönderdiği, müşteki yapmış olduğu araştırmada çekin sağlam olduğunu öğrenince sanığı arayarak çek karşılığında mal verebileceğini söylediği, bunun üzerine sanığın taşımacılık işi yapan tanık ...'i arayarak Dudullu'da malları olduğunu Şifa Mahallesi'ne taşıyıp taşıyamayacağını sorduğu,
...in kabul etmesi üzerine tamamen sahte oluşturulduğu tespit edilen 10.08.2013 keşide tarihli ve 9.000,00 TL bedelli çeki zarfın içine koyarak İbrahim'e verdiği , tanığın müştekinin iş yerine giderek çeki verip malları teslim aldığı ve malları sanığın daha önceden malları satmak için ...'un iş yerine götürüp boşalttğı, 11.07.2013 tarihinde sanığın müştekiyi tekrar arayarak elinde çek olduğunu ve mal almak istediğini söylediği, çekin örneğini faks yolu ile gönderdiği, müştekinin yapmış olduğu araştırmada çekin sahte olduğunu öğrenmesi üzerine olayı Polis Merkezi Amirliğine bildirdiği,
sanığın 13.07.2013 tarihinde müştekiyi arayarak malları almak için aynı aracın geleceğini ve çekin kendisine teslim edileceğini söylediği, ...'in çek ile birlikte malları almaya geldiğinde yakalandığı, daha önce alınan malların ...'a ait iş yerine götürüldüğünün öğrenilmesi üzerine iş yerine gidilerek müştekiye ait malların buradan alınarak teslim edildiği, ...'un sanığı kesin ve net olarak teşhis ettiği, sanığın ... ile kendisi adına kayıtlı 0537 (...) (..) 26 numaralı telefon ile görüştüğünün anlaşıldığı,
bu şekilde sanığın atılı suçları işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması neticesinde mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında, suçlamayı kabul etmediğini, sadece malların taşımacılığını yaptığını, çalıştığı inşaattaki kalfanın kendisini yönlendirdiğini, ifade etmiştir.
3. Müşteki ... tarafından Cesim Aktaş adına düzenlenmiş olduğu 09.07.2013 tarihli fatura ve tahsilat makbuzunun dosyaya ibraz edildiği anlaşılmıştır.
4. 10.08.2013 keşide tarihli 9.000 Türk Lirası bedelli ve 0220708 seri numaralı çekin sahte olduğuna dair yazı ile 13.07.2013 tarihli Ümit Bulut'un telefonu ile yapılan görüşme ve mesaj kayıtlarına ilişkin tutanağın dosyada mevcut olduğu görülmüştür.
5. 14.07.2013 tarihli ...'in cep telefonunun Cesim Aktaş isimli şahsın kullandığı 0530 (...) (..) 72 numaralı hattan arandığına dair tutanak dosyada mevcuttur.
6. ...'a ait iş yerinde ele geçirilen müştekiye ait malların teslimine ilişkin tutanağın mevcut olduğu görülmüştür.
7. Suça konu 10.08.2013 keşide tarihli 8.000 TL ve 9000 TL bedelli çeklerin sahte ve tamamen aldatma kabiliyetini haiz olduğuna dair 2013/8599 ve 2013/8170 sayılı uzmanlık raporları dosyada mevcuttur.
8. Tanık Cevat Özdemir, suçta kullanılan hattın bilgisi ve rızası dışında alındığını, bu hususta Gebze Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu ifade etmiştir.
9. Tanık Cesim Aktaş beyanında, otobüs şoförlüğü yaptığını, suça konu çek ile ilgisinin bulunmadığını, imzanın kendisine ait olmadığını ve adı geçen kişileri tanımadığını belirtmiştir.
10. Mağdur ..., kendisine malları satan kişinin sanık olduğunu kesin ve net olarak teşhis etmiştir.
11. Mahkemece suça konu çekler duruşmada incelenmiş, özellikleri tutanağa geçirilmiş ve çeklerin iğfal kabiliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Olay ve Olgular başlığı altında, belirtilen delliler itibarıyla, her ne kadar sanık suçlamaları kabul etmemiş ise de, sanığın tevilli ikrarı, müştekinin sanığı teşhis etmesi, çeklerin Türk Ticaret Kanunda belirtilen zorunlu unsurları taşıması karşısında, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunun kanunî unsurlarının oluştuğu, bu itibarla eylemlerin suç teşkil ettiği anlaşıldığından hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca,
en az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi gereğince temel ceza belirlenirken önce suçtan elde olunan haksız menfaat dikkate alınmaksızın, gün adli para cezası belirlenip indirimler yapıldıktan sonra doğrudan suçtan elde olunan haksız menfaat miktarının iki katı adli para cezası belirlenmek suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi ve tekerrüre esas geçmiş hükümlülüğü bulunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
4. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.09.2015 Tarihli ve 2014/370 Esas, 2015/328 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiriler dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/21819, K. 2023/5817, 11 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama