KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/21841 E., 2025/7753 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/309 E., 2015/240 K.
- Suç
- Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık
- Hükümler
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden şikayetçiler ..., ..., ..., ..., .., .. .. . ve ...'un kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı, katılanlar vekilinin ise hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A.Şikayetçiler ..., ..., ..., ..., .., . .. . ve ... vekilinin temyizinin incelenmesinde: Sanığa yüklenen suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçilerin kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, şikâyetçiler adına vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılanlar ..., ..., ..., ... vekilinin temyizinin incelenmesinde:
Sanıkların .. İnş. Tekstil Mak. Gıd. San ve Tic.
Ltd. şirketinin yetkili temsilcileri oldukları, katılanlara birçok konut projesinin kendileri tarafından yapıldığını söyleyerek, suç konusu taşınmaz üzerinde yapılacağını taahhüt ettikleri konutların satışı hususunda katılanlarla sözleşme imzaladıkları, bu sözleşme uyarınca katılan ...'ın bir daire bedeli olan 80.000 TL parayı, katılan ... 'nin ise 21.10.2011 tarihinde 60.000 TL , 24.10.2011 tarihinde 100.000 TL , 26.10.2011 tarihinde 20.000 TL,
05.11.2011 tarihinde de ise 60.000 TL parayı sanıkların hesabına gönderdiği ancak sanıkların taahhüt etmiş oldukları daireleri katılanlara teslim etmedikleri gibi katılanlardan almış oldukları paraları da iade etmedikleri iddia olunan olayda;
sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek baştan itibaren hileli hareketlerle katılanlara daire satacaklarına ilişkin katılanları ikna ettikleri, üzerine daire yapacaklarını belirttikleri taşınmaz ile ilgili belediyeye ruhsat talebinde bulunmadıkları, taşınmazın imar durumunu dahi araştırmadan katılanlar ile sözleşme yaptıkları ve katılanlardan yapmayı taahhüt ettikleri dairelerin paralarını peşin alarak katılanlardan haksız menfaat temin ettiklerinin anlaşılması karşısında;
sanıkların katılanlar ..., ... ve ...'ya karşı zincirleme şekilde tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçunu yine katılan ...'ya karşı tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçunu işlediklerine dair tam bir vicdani kanaat oluşmakla, sanıkların yüklenen suçtan cezalandırılmaları yerine beraatlerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılanlar vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/21841, K. 2025/7753, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama