KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/22462 E., 2024/9048 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/64 E., 2018/140 K.
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
736 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52, ve 51 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
2. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 28.11.2017 tarihli ve 2017/23663 Esas, 2017/24935 Karar sayılı kararıyla sanığın eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendine temas etmesi nedeniyle üst dereceli ağır ceza mahkemesince yargılama ve değerlendirme yapılması için bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesince görevsizlik kararı verilmiştir.
4. Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesince 23.03.2018 tarihinde yetkisizlik kararı ile dava dosyasının yetkili ve görevli Kocaeli Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir
4. Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2018 tarihli ve 2018/64 Esas, 2018/140 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52, ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, lehe hükümlerin uygulanmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde sanığın şikayetçi ...'i arayarak kendisinin terörle mücadele ekibine mensup olduğunu, şikayetçiye ait bir sim kartın terör suçunda kullanıldığını, şu an haberi olmasa da bu suçtan dolayı mağdur olabileceğini, mağduriyetinin önlenmesi için para göndermesi gerektiğini söylediği, söylenen sözlere ikna olan katılanın sanığın hesabına 2.000,00 Türk lirası havale yaptığı, yatan bu parayı aynı gün sanığın çektiği, bu şekilde haksız menfaat temin eden sanık hakkında dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmış, mahkemece eylemin suç tarihine göre lehe kabulle basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı ve ilk uzlaştırma işleminin gerçekleştirildiği tarih ile uzlaştırmanın sonuçsuz kaldığı tarih arasında zamanaşımı süresinin durduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
1 .Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Ancak;
Bozma öncesi verilen ve yalnızca sanık tarafından temyiz edilen ilk hükümde, hükmolunan hapis cezasının ertelendiği gözetilmeden, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı olarak sanık hakkında erteleme hükümleri uygulanmayarak kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi, hukuka aykırı görülmüş olup bahse konu bu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca hüküm fıkrasının ilgili kısmına ''1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık hakkında tayin olunan hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,
denetim süresinin bir yükümlülük belirlenmeden ve uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine" ibarelerinin eklenmesi ve kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulandığı bölümün hükümden tümüyle çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/22462, K. 2024/9048, 3 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama