KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/22898 E., 2023/8028 K.·B Ozmaüzerin
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/818 E. 2019/397 K.
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
761 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2012 tarihli ve 2012/506 Esas, 2012/1568 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası,62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis ve 820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Konya 6.Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2012 tarihli ve 2012/506 Esas, 2012/1568 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Ceza Dairesinin 07.06.2018 tarihli ve 2016/10817 Esas, 2018/8588 Karar sayılı kararı ile :
" Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendi uyarınca ''Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca,
üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar'' ile 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 157/1. maddesinde tanımı yapılan dolandırıcılık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında.
5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,"
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2019 tarihli ve 2018/818 Esas, 2019/397 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis ve 820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, sanığın atılı suçu işlemediğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın daha önceden tanıdığı ve dorse satın almak isteyen mağdur ...'ye telefon açarak Konya'da satılık bir dorse olduğunu söyleyip kendisini Konya'ya davet ettiği, mağdur ...'ın çekicisi ile birlikte 10.11.2011 günü Konya'ya geldiği, sanığın mağdura dorseyi gösterdiği, mağdurun dorseyi beğendiği,
bu sırada telefon açarak bir kişi ile görüştüğü ve mağdura, sahibinin 17.11.2011 günü Konya'ya geleceğini, dorsenin ihtiyaç fazlası olduğunu, üzerinde haciz bulunması nedeni ile devrini hemen veremeyeceğini, protokol yapabileceklerini, protokolü parayı alırken yapacaklarını söyleyip 4.000,00 TL si peşin olmak üzere 15.000,00 TL karşılığında dorsenin alım-satımı konusunda anlaştıkları, suç tarihinde daha önceden kararlaştırdıkları gibi olay yerine dorsenin sahibi gibi davranan temyiz dışı sanık Yakup'un geldiği ve mağdura dorseyi teslim ettikleri, mağdur çekicisine dorseyi takmak isterken çekicinin gerçek sahibinin geldiği,
bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasıyla sanık hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık suçu işlemediğine ilişkin beyanda bulunmuştur. 3. Taraflar uzlaşmak istemedikleri için uzlaşma sağlanamamıştır. 4. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; sanığın savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın atılı suçu işlediği kanaatine varılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2019 tarihli ve 2018/818 Esas, 2019/397 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden
sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/22898, K. 2023/8028, 7 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama