KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/22925 E., 2023/5910 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/159 E., 2015/307 K.
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
1.041 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında; a) Bankaca tahsil edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi ve son cümlesi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 11.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.12.2019 tarihli ve 2015/381727 sayılı, hükümlerin onanmasına görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, adli para cezasının kanuna uygun tayin edilmediğine, asgari sınırdan ceza verildiğine, takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan ...'in kimlik bilgileriyle düzenlenmiş ancak üzerinde kendi fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanı ile katılan bankaya başvurarak kredi ve kredi kartı başvurusunda bulunup kredi kartı başvuru formu ve kredi sözleşmelerini imzaladığı, adına kredi kartı ve tüketici kredisi tahsis edildiği, kredi kartı ile yapılan nakit çekimler ve harcamalar sebebiyle 1.270,00 TL, kullanılan tüketici kredisi nedeniyle 5.391,50 TL tutarında menfaat temin ettiği, kredi kartı ve tüketici kredi kullanmak suretiyle bankaca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık ve sahte nüfus cüzdanı nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın ikrarı, tüketici kredisi sözleşmesi, banka/kredi kartı başvuru formu ve bankacılık işlemleri sözleşmesi, adli emanet kaydı, nüfus cüzdanı fotokopisi, bilirkişi raporu, katılanın beyanları, sanığa ait adli sicil kaydı ve diğer deliller dosya arasındadır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılan vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1. Olay ve Olgular bölümünde anlatıldığı şekilde gerçekleşen olayda; her ne kadar Mahkemece sanığın kredi kartı çıkartıp harcama yapma ve tüketici kredisi kullanma şeklindeki eylemlerinin bir bütün olarak nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilmiş ise de; tüketici kredisi kullanma eyleminin tek başına nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, kredi kartı başvuru formunu imzalayarak kredi kartı çıkartıp kullanma eyleminin ise 5237 sayılı Kanun'un 245 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. 5237 sayılı Kanun'un 245 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen suçun mağdurunun kart çıkaran banka veya diğer finansal kuruluş olduğu, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı bankaya yönelik gerçekleşen eylemlere ilişkin olarak fail hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği, dosya kapsamı ile UYAP sorgulamasına göre de sanık ... hakkında.
Kemal Karabulut kimlik bilgilerini kullanarak Finansbank Mecidiyeköy Şubesinden kredi kartı aldığı iddiası ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 02.01.2012 tarih ve 143402-9-1 sayı ile İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, suç tarihinin 08.08.2011 olarak gösterildiğini, yine Temel Karabulut kimlik bilgilerini kullanarak Finansbank A.Ş.den kredi kartı aldığı iddiası ile İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 07.03.2012 tarih ve 2012/17687 Esas sayı ile İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, suç tarihinin 02.08.2011 olarak gösterildiğinin anlaşılması karşısında;
sanığın aynı bankaya yönelik eylemlerinin ayrı ayrı banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu mu yoksa zincirleme şeklinde işlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu mu oluşturduğunun belirlenebilmesi bakımından söz konusu dava dosyalarının akıbetleri ile sanık hakkında aynı bankaya yönelik banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan açılan başka dava bulunup bulunmadığı hususları araştırılıp aralarındaki bağlantı nedeniyle mümkün ise davaların birleştirilmesi sağlanarak aksi hâlde ilgili evrakın onaylı suretleri getirtilip deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tespiti
gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
3. Kabule göre de; sanığa yüklenen eylemin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde öngörülen kamu kurumu olan Nüfus Müdürlüğünün maddi varlıklarından olan nüfus cüzdanının kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve aynı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde öngörülen banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı ve birden fazla bendin sanık tarafından ihlal edilmiş olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında uygulama yapılırken alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerekirken eksik ceza tayin edilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılan vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1. Her ne kadar iddianamede, sanığın temyize konu olayı gerçekleştirdikten sonra başka bir bankaya başvuru sırasında yakalandığında üzerinde katılana ait sahte nüfus cüzdanının ele geçirildiği anlatılmışsa da; suça konu nüfus cüzdanının dosyada veya adli emanette bulunmadığının anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, suça konu nüfus cüzdanı aslının bulunup bulunmadığının araştırılması, bulunması halinde, belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin takdirinin hakime ait olduğu gözetilerek, suça konu belgenin duruşmaya getirtilerek incelenmesi, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması,
aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tartışılması, denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilememesi suretiyle eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2. Kabule göre de; sanığın suça konu nüfus cüzdanı ile bankaya başvurup tüketici sözleşmesi imzalaması şeklindeki eyleminin zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanmadan eksik ceza tayin edilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/22925, K. 2023/5910, 6 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama