KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/22981 E., 2025/8004 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/124 E., 2015/239 K.
- Suçlar
- Özel belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
- Hükümler
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama, düzeltilerek onama
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, sanık ... ve suça süreklenen çocuk müdafiinin temyizinin vekalet ücretiyle sınırlı olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Nitelikli dolandırıcılık suçundan tüm sanıklar ve suça süreklenen çocuk hakkında kurulan hükümlere ilişkin yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçların yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir ancak;
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık ... ve suça süreklenen çocuk lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan kurum vekilinin, sanık ... ve suça süreklenen çocuk müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına "Hüküm tarihi itibariyle 3.000,00 TL maktu avukatlık ücretinin hazineden alınarak beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık ... ve suça süreklenen çocuğa verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak,
oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II. Özel belgede sahtecilik suçundan sanıklar ..., ..., . .., ..., ... ve suça süreklenen çocuk ...hakkında; görevi kötüye kullanma ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından sanık ... hakkında kurulan hükümlere ilişkin yapılan incelemede;
Suça süreklenen çocuk ...hakkında özel belgede sahtecilik suçundan dava açıldığı hâlde hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Sanıkların iştirak halinde hareket ederek, suç tarihinde serbest muhasebeci olarak görev yapan sanık ...'nın, sanık ...'e ait işyerinde diğer sanıklar ..., ..., ..., ... ve suça süreklenen çocuk .. . .'u çalışmadıkları halde çalışmış gibi gösterecek şekilde fiziken sahte işe giriş bildirgeleri ve aylık prim hizmet belgesi düzenleyip katılan ...‘na verdiğinin iddia olunduğu olayda; sanıkların eylemlerinin sübûtu halinde 5237 sayılı TCK'nın 206/1. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklara yüklenen suçun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, 01.01.2008 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/22981, K. 2025/8004, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama