KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/23786 E., 2025/12711 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/595 E., 2020/142 K.
- Suç
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerini bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak, katılanın kabul etmemesi nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Bozma öncesi Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.08.2013 tarihli ve 2013/976 Esas, 2014/232 Karar sayılı kararında sanığın 1 yıl 4 ay 20 gün hapis ve 2.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine ve sanığın 2 yıl denetim süresine tabi tutulmasına, para cezasının ise aynı Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca yirmi dört eşit taksitte tahsiline karar verildiği ve bu hüküm yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği halde 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilmeden hapis cezası yönünden TCK'nın 51/1. maddesi uygulanmaksızın ve para cezası yönünden ise taksit sayısı beşe düşürülmek suretiyle, hüküm kurulması dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yasaya aykırı, sanık ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasına “bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek,
1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkı dikkate alınması suretiyle "Sanığa verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinin (1). fıkrası uyarınca ERTELENMESİNE, TCK'nın 51/3. maddesi uyarınca 2 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına" cümlesinin eklenmesine,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/23786, K. 2025/12711, 7 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama