İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2021/24924 Karar: 2023/7129 Tarih: 2023

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/24924 K.2023/7129

11. Ceza Dairesi 2021/24924 E. , 2023/7129 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/40 E., 2019/290 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddes

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2021/24924 E. , 2023/7129 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/40 E., 2019/290 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddes

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2021/24924 E. , 2023/7129 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/40 E., 2019/290 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2013 tarihli ve 2012/1448 Esas, 2013/1890 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci, 62 nci ve 52 nci ve 50 nci maddeleri uyarınca 6000 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Anılan kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 05.06.2017 tarihli ve 2017/1402 Esas, 2017/15448 Karar sayılı kararı ile eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşup oluşmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2019 tarihli ve 2019/40 Esas, 2019/290 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6763 Sayılı Kanun ile değişiklikten önceki hüküm ve sonuçları itibariyle lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; hükmün temyizen incelenmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. 23.12.2011 tarihinde katılan ...'in telefonla arandığı, kendisini Sincan Organize Şubeden ... ...olarak tanıtan kişinin katılanın adının ...'daki bir ... ve eşinin tehdit edilmesi soruşturmasına karıştığını söyleyip aklanması için hesaba para yatırması talimatını verdiği, katılan ......in sanık ...'in Ziraat Bankası ... Şubesinde bulunan hesabına bir defada 9.000 TL para yatırdığı, sanığın hesabından bankkartla muhtelif tarihlerde ... Şubesi, ... Özel İşlem merkezi ve ... Şubesi ATM' lerinden kısım kısım para çekildiği anlaşılmıştır. 2. Sanık aşamalarda alınan çelişkili ve suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarında; Ziraat bankasında hesap numarası olmadığını, bu hesap numarasının kime ait olduğunu bilmediğini, nüfus cüzdanını kaybettiğini, bilgisi rızası dışında işlem yapıldığını, ...'da kepçe operatörü olarak çalışırken ziraat bankasında adına hesap açıldığını, hesap kartını askerden döndükten sonra kaybettiğini, kartı iptal ettirmek için bankayı aradığını ancak kartın iptal edilmediğini beyan ederek suçu inkar etmiştir. 3. Katılan zararının giderilmediğini beyan ederek şikayetçi olmuştur. 4. Olayda kullanılan telefona ait GSM abonelik sözleşmesi, banka dekontunun dosya içerisinde olduğu görülmüştür. 5. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunda, suç tarihinden sonra 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (l) bendi açısından değerlendirme yapıldığında, suç tarihinde yürürlükte bulunan aynı Kanun'un 157 nci maddesinin sanığın lehine olduğu ve atılı suçun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, katılana ulaşılamaması nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı görülmüştür. 6. Mahkemece, tüm dosya kapsamıyla sanığın savunmasına itibar edilmeyerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1.Dosya içerisinde bulunan katılan ve sanığın beyanları, banka hesap ekstreleri, uzlaştırma raporu doğrultusunda atılı suçun sanık tarafından işlendiği ve unsurları itibariyle oluştuğu sabit görülmekle sanığın bu hususlara yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların düzeltilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 4. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 05.06.2017 tarihli ve 2017/1402 Esas, 2017/15448 Karar sayılı bozma ilamına konu ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2013 tarihli ve 2012/1448 Esas, 2013/1890 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünde sanık hakkında netice itibarıyla 6.000 TL ve 80 TL adli para cezasına hükmedildiği ve adli para cezasının 24 eşit taksittte ödenmesine karar verildiği ve aleyhe temyiz istemi bulunmadığı halde, bozma sonrası yapılan yargılamada kazanılmış hak ilkesine aykırı olacak şekilde sanığın neticeten 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası konusunda karar verilmemesi suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı davranılması isabetli bulunmamıştır. Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen bu husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümü açıklanan nedenle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2019 tarihli ve 2019/140 Esas, 2019/290 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının dördüncü fıkrasından sonra gelmek üzere '' Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının,sanığın kişiliği,ekonomik ve sosyal durumu,pişmanlığı ile suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, bir gün karşılığı taktiren 20 TL’den paraya çevrilerek,sanığın 6000 TL ADLİ PARA CEZASI ile CEZALANDIRILMASINA, Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının miktarı ile sanığın ekonomik ve şahsi halleri dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince taktiren 24 eşit ve aylık taksitler halinde tahsiline'' ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün , Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla