KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/25455 E., 2024/10374 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/516 E., 2019/215 K.
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Bozma üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Bozmaya uyularak yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sanığın, aksi kanıtlanamayan savunmasına göre; para çekmek için banka önünde beklediği sırada parkta yanına yaklaşan ve daha önceden tanımadığı bir erkek şahsın adına gelecek parayı hesabında haciz bulunması nedeniyle alamadığını, kendisine yardımcı olması halinde 1000 TL para vereceğini söylemesi üzerine teklifi kabul edererk, katılan tarafından hesabına gönderilen 48.300 TL nin 47.300 TL sini şubeden nakit çekerek kimliği tespit edilemeyen 3. kişiye vermesi şeklinde gerçekleşen olayda, fiilin sübutu yönünden ihtilaf bulunmamakla birlikte suçun nitelendirilmesinde görüş ayrılığı bulunmaktadır.
5549 sayılı Kanun' un 15. maddesinde; yükümlüler nezdinde veya aracılığıyla türü, parasal sınırı ve konusu yönetmelikle belirlenen kimlik tespitini gerektiren bir işlemin kendi adına fakat başkası hesabına hareket eden bir kimse tarafından gerçekleştirilmesi halinde, söz konusu işlemi yapmadan önce kimin hesabına hareket ettiğini yükümlülere yazılı olarak bildirilmeyenlerin altı aydan bir yıla kadar hapis veya beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacağı hüküm altına alınmış olup,
suçun unsurunun kimlik tespiti gerektiren bir işlemin kendi adına fakat başkası hesabına hareket eden bir kimse tarafından gerçekleştirilmeden önce kimin hesabına hareket ettiğinin bildirilmemesi halinde özel norm niteliğindeki 5549 sayılı Kanunun 15. maddesinde yazılı suçun oluşacağı düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/25455, K. 2024/10374, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama