İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/26572 K.2024/3969

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi…

Esas2021/26572Karar2024/3969Tarih21 Mart 2024Okuma7 dk · 1.426 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2021/26572 E., 2024/3969 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Mart 2024
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2015/197 E., 2016/99
Suçlar
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
Hükümler
Mahkûmiyet
Tebliğname görüşü
Bozma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.426 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli ve 2015/197 Esas, 2016/99 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; 1. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 52, 54 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl hapis ve 170.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılanlar Vekillerinin Sanıklar Hakkında

Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteği; suça konu çeklerin farklı tarihlerde verildiğine ve farklı tarihlerde mal alındığına, bu nedenle her bir çek nedeniyle sanıkların ayrı ayrı cezalandırılması gerektiğine veya zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, (...)’na, vesaire;

B. Sanıklar Müdafiinin Sanıklar Hakkında

Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, suçların unsurları itibariyle oluşmadığına, sanık ... tarafından daha önce keşide edilmiş çeklerin ödendiğine, ticari temsil olarak kabul edildiğine,

C. Cumhuriyet Savcısının Sanık ... hakkında

Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteği; sanığın beraati yerine yüklenen suçlardan mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanık .....'ın...Nakliye isimli firmada çalıştığı ve aynı zamanda firmanın sahibi olan diğer sanık ...'ın oğlu olduğu, katılan şirket ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında sanık ...'in imza yetkisi bulunmamasına rağmen sanık ... adına 27.04.2015 keşide tarihli 85.000,00 TL bedelli çeki imzalayarak almış olduğu mal karşılığında katılan şirkete verdiği, çek bankaya ibraz edildiğinde keşideci imzasının uyuşmaması nedeniyle ödeme yapılmadığı, bu şekilde fikir ve eylem birliği içerisinde sanıkların üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu kamu davasının yargılaması neticesinde, Mahkemece sanıkların inkara yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek temyize konu mahkumiyet karalarının verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

1. Sanık ...'ın yetkisi olmadığı halde babası olan diğer sanık ...'ın adına çek keşide edip vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia ve kabul olunmuş ise de; sanık ...'nın aşamalarda vermiş olduğu savunmasında, katılan şirket ile uzun yıllardır ticari ilişkilerinin olduğunu, suça konu çekleri aynı anda katılan ...'ın isteği üzerine yetkisi olmamasına rağmen kendisinin imzaladığını, suça konu çeklerin karşılığında mal alınmadığını, borca karşılık teminat amacıyla verildiğini, çekleri verdiği dönemde babasının Umre ziyareti nedeniyle yurt dışında olduğunu,

daha önce de benzer şekilde çek keşide ettiğini ve ödendiğini ifade ederek suçlamayı kabul etmediği, sanık ...'ın ise savunmasında, katılan şirketin nakliye işlerini kendisinin yaptığını, oğlu olan sanığın yanında çalıştığını, son iki yıldır da nakliye ile birlikte demir ticareti yaptıklarını, ancak demir ticareti hususunda oğlu ...nın katılanlarla muhatap olduğunu, kendisinin bu konuyla alakalı bilgisinin bulunmadığını, çeklerin verildiği tarihte kendisinin yurt dışında olduğunu, döndükten sonra sağlık problemi nedeniyle işlerden uzak kaldığını, oğlu ...nın zaman zaman çekleri kullandığını kendisine söylediği,

daha önce oğlunun keşide ettiği çeklerde sorun çıkmadığını, icra takibi yapılınca imza kendisine ait olmadığı için itiraz ettiğini ifade etmesi, katılan ...'nin ise beyanlarında, sanık ...'ın nakliyecisi olduğunu, Aliağa'dan aldığı ham maddelerin nakliyesini yaptığını, sanık ...'i çocukluğundan beri tanıdığını, sanığın daha sonra zengin bir ailenin kızı ile evlendiğini ve kayınpederinden aldığı sermaye ile kendisinden peşin parayla köşebent almaya başladığını, daha sonra almış olduğu malları kayınpederinin şirketine vermesine rağmen piyasaya karşılıksız çek verdiğini, riskin büyümesi nedeniyle çek karşılığında mal verebileceğini söylediğini,

sanık ...'nın ilk önce 260.000,00 TL bedelli çeki imzalı şekilde kendisine getirdiğini ve metni siz doldurun dediğini, daha sonra yeni bir sipariş üzerine 56.390,00 TL ve 85.000,00 TL bedelli iki ayrı çeki daha getirdiğini, yine çekleri imzalı şekilde getirdiğini, (soruşturma aşamasında vermiş olduğu ifadesinde ise, sanık ...'ın şirketinin nakliye işlerini yapan firmanın sahibi olduğunu, İsmail'i babası ile çalıştığı için sık sık gördüğünü, ...'a şirket olarak çek bedeli karşılığında 85.000,00 TL'lik köşebent ve haddiye malzemesi sattığını, anlaşmayı İsmail ile yaptığını, suça konu çeki İsmail'in kendisine getirdiğini,

çek ile ödeme yapacağını söyleyerek cebinden çek koçanını çıkarttığını ve iş yerinde bulunan muhasebecisine verdiğini, muhasebecisi Alparslan Kayhan'ın 85.000,00 TL bedelli olarak çeki doldurduğunu ve faturayı ... adına kestiğini, imzanın kim tarafından atıldığını bilmediğini, muhasebecisine sorduğunda ise onun da çeki alırken imzalı olup olmadığını hatırlamadığını söylediğini,) beyan etmesi ve...Nakliye firmasının şahıs firması olup suça konu çeklerde keşideci olarak "..." isminin bulunması ve taraflar arasındaki ticaretin uzun yıllardır devam ettiğinin anlaşılması karşısında;

maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından;

Dairemizin benzer birçok kararında vurgulandığı üzere: belgede sahtecilik suçlarında kast, sahtecilik bilinci ve iradesi olarak kabul edilmelidir. Mağdurun önceden verdiği rıza üzerine onun imzasını taklit ederek kullanan failde mağduru aldatma iradesi bulunmayacağından sahtecilik kastının varlığı da ileri sürülemez. Ancak doğal olarak, rıza üzerine başkasının imzasını taklit eden failin, mağdura herhangi bir zarar vermeyeceği kanısı ile hareket ettiği sabit olmalıdır.

Mağdurun rızasının kastı ortadan kaldırabilmesi için fiilin işlenmesinden önce açıklanması zorunludur. Mağdurun rızası açık olabileceği gibi zımni de olabilir.

Özellikle iki kişi arasındaki ilişkiler, böyle bir rızanın varlığını ciddi olarak kabule elverişli olduğu takdirde, bu rızaya dayanarak başkasının imzasını atan kimsede suç kastının varlığının kabul olunamayacağı nazara alındığında; öncelikle suça konu çeklerin ait olduğu çek koçanından keşide edilen çeklerin tamamı araştırılarak ödenen çeklerin olup olmadığının tespit edilmesi, yine sanıkların savunmasında belirttiği şekilde ... tarafından keşide edilen çeklerin olup olmadığı,

mevcut olması halinde çeklerin ödenip ödenmediği hususunun araştırılmasından sonra sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile karar verilmesi,

2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.3.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere; önceden doğmuş bir zarar veya doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde zarar veya borç, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı gözetilerek, sanık ...'nın suça konu çeklerin borca karşılık teminat olarak verildiğini savunması,

katılan ise suça konu çekler karşılığında mal sattığını beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, öncelikle taraflar arasında görülmekte olduğu iddia edilen Denizli Ticaret Mahkemesinin 2015/1511 Esas sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, davayı ilgilendiren delillerin dosya içerisine alınması, gerektiğinde, suça konu çeklerin ne zaman ve hangi hukuki ilişkiye istinaden verildiği,

sanıkların çeklere karşılık ne şekilde bir kazanım elde ettiği ve çeklerin önceden doğan borca ilişkin verilip verilmediklerinin kesin olarak tespiti için tarafların defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması ve katılanın beyanlarında geçen muhasebeci Alparslan Kayhan'ın tanık olarak ifadesine başvurulması ile tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmolunması,

3. Sanık ...'ın suça konu çeklerin verilme nedeni olan demir ticareti hususunda katılan şirket ile fiili olarak muhataplığının bulunmaması, bu hususun katılan ...'nin beyanları ile sabit olması karşısında, suça konu çeklerin verildiği tarihte yurt dışında bulunan sanığın yüklenen suçları ne şekilde gerçekleştirdiği, suç kastının bulunup bulunmadığı hususlarının gerekçeli kararda yeterince tartışılmaksızın, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeler ile mahkumiyet kararları verilmesi,

4. Sanık ... hakkında Denizli Cumhuriyet başsavcılığının 25.08.2015 tarihli iddianamesi ile 06.05.2015 keşide tarihli ve 260.000 TL bedelli çek ile 15.05.2015 keşide tarihli ve 56.390,00 TL bedelli çeki yetkisi olmadığı halde imzalayarak katılan şirkete verdiği iddiasıyla açılan ve birleştirilmesine karar verilen kamu davası hakkında hüküm kurulmaması,

5. Kabule göre de; sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezalarının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,

Nedenleriyle, hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli ve 2015/197 Esas, 2016/99 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

21.03.2024 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/26572, K. 2024/3969, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. A. Katılanlar Vekillerinin Sanıklar Hakkında
  6. B. Sanıklar Müdafiinin Sanıklar Hakkında
  7. C. Cumhuriyet Savcısının Sanık ... hakkında
  8. III. Olay Ve Olgular
  9. IV. Gerekçe
  10. V. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/26572
Karar No
2024/3969
Tarih
21 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/26572 K.2024/2609
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/26609 K.2024/4236
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/26622 K.2024/2700
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/26623 K.2024/3052
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/26626 K.2024/3092
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/26638 K.2024/2988

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.