KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/28192 E., 2025/13880 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/143 E. 2014/118 K.
- Suçlar
- Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
- Hükümler
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesinin 1. fıkrasındaki “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresine yapılır.” hükmü ile 6099 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda anılan maddeye eklenen 2. fıkrasındaki “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmüne aykırı olarak,
sanığın yokluğunda verilen kararın sanığın aynı zamanda da MERNİS adresi olan, sorgusunda bildirdiği adresine, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliğ edilmesi gerekirken, aynı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan 30.05.2014 tarihli tebliğ işleminin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın öğrenme üzerine 01.06.2020 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
II. Özel Belgede Sahtecilik Suçları Yönünden
Sanığın katılanların nüfus cüzdanı fotokopisini kullanmak suretiyle katılanlar adına sahte GSM abonelik sözleşmesi düzenletmekten ibaret eylemlerinin özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki suçu oluşturduğu anlaşılmakla,
Sanığın eylemlerine uyan "5809 sayılı Kanun'a aykırılık” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesi gereği öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında mahkumiyet hükümlerinin kurulduğu 13.05.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA;
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/28192, K. 2025/13880, 4 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama