KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/28444 E., 2025/15963 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/369 E., 2015/520 K.
- Suçlar
- Banka ve diğer kredi kurumlarınca tahsil edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
- Hükümler
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama, bozma
Karar Metni
593 kelime·3 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, Cumhuriyet savcısı ve katılan şirket vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı; şikâyetçi ...'nın ise banka ve diğer kredi kurumlarınca tahsil edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden suçtan doğrudan zarar görmediği ve kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Banka ve Kredi Kurumlarınca Tahsil Edilmemesi Gereken Krediyi Sağlamak Amacıyla Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Şikâyetçi ... Vekilinin Temyizi Yönünden;
Sanığın yetkilisi olduğu şirketin kredi borçlarına istinaden ... tarafından imzalandığı düşünülen senedi ...Şubesine ibraz ettiği, banka tarafından başlatılan takip neticesinde söz konusu senedin sahte olduğunun anlaşıldığı ve takibin durdurulduğu,
bu suretle sanığın atılı suçları işlediği iddia edilen olayda, Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği gözetildiğinde, sanığa yüklenen nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının bankaya yönelik olduğu, şikayetçi ...'nın atılı suçtan doğrudan zarar görmediği, kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı; usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşıldığından,
şikayetçi adına vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Banka ve Kredi Kurumlarınca Tahsil Edilmemesi Gereken Krediyi Sağlamak Amacıyla Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Cumhuriyet Savcısı ve Katılan Şirket Vekilinin Temyizi Yönünden; Gerekçeli karar başlığında 2010 olarak hatalı yazılan suç tarihinin 29.07.2009 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının ve katılan şirket vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Sanık hakkında kurulan hükmün gerekçesinde atılı suçun yasal unsurlarının bulunmadığı kabul edilerek beraat kararı verilmiş ise de, hüküm fıkrasında uygulama maddesi olarak 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının ve katılan şirket vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının birinci bendine ''nitelikli dolandırıcılık suçundan'' ibaresinden sonra gelmek üzere ''5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Cumhuriyet Savcısı ve Katılan Şirket Vekilinin Temyizi Yönünden;
Yapılan yargılamada sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla, Cumhuriyet savcısının ve katılan şirket vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA;
ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322 nci maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/28444, K. 2025/15963, 10 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama