KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/32211 E., 2024/6922 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/610 E., 2016/353 K.
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hükümler
- Mahkûmiyet, beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama, Bozma
Karar Metni
960 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2016 tarihli ve 2014/610 Esas, 2016/353 Karar sayılı kararı ile dolandırıcılık suçundan; sanık ... hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 2.700,000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanıklar ... ve ...'in 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ...'ün temyiz istemi, atılı suçu işlemediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, deliller doğru değerlendirilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, 2. Katılan vekilinin temyiz istemi, kararları temyiz ettiğine, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların suç tarihinde birlikte ...
Otomotiv isimli iş yerinde otomobil alım-satım işi yaptıkları, katılan ...'nin sahibi bulunduğu 06 ANM... plaka sayılı otomobilin satımı hususunda sanık ... ile 30.000,00 TL'ye anlaştığı, sanık ...'ın katılana kapora olarak 100,00 TL verdiği ve noter satış sözleşmesi ile aracın sanık ... üzerine devrinin yapıldığı, sanıkların ödemeyi ertesi gün yapabileceklerini söylediklerini ancak ertesi gün aracı noterden sanık ...'ya devrettikleri, sanık ...'ın alım satım işlerinde katılan ve ailesi ile muhatap olmasına rağmen araçla ilgili resmi işlemlerde kendisinin hiç bir evrakta imzasının bulunmadığı,
böylece ileride doğabilecek hukuki uyuşmazlıklarda kendisine karşı yapılacak takiplerde savunma gerekçeleri oluşturma gayesi güttüğü, sanık ...'in satış ve devir belgelerinde imzası olmasına rağmen kendisini borçlandırıcı başka hiç bir evrakta imzasının bulunmadığı, aracın alelacele elden çıkartılarak iyi niyetli üçüncü kişi olarak tanımlanan kişilere ulaştırılarak, katılanın hukuki yollarla hakkını almasını engellemeye çalıştıkları, araç bedelini ödemeyerek,
katılanı oyaladıkları ve sonrasında bono düzenleyerek katılana verdikleri, bir süre sonra da iş yerini terk ettikleri, bu şekilde sanıkların katılanı kandırarak haksız menfaat elde ettikleri iddiasıyla dolandırıcılık suçundan kamu davaları açılmıştır.
2. Sanık ... savunmasında, üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek, aracı vadeli olarak alma konusunda katılan ile anlaştıklarını, suç kastının bulunmadığını; sanık ..., sanık ...'ın yanında çalıştığını, onun talimatı ile aracın devrini üzerine aldığını, atılı suçla bir ilgisinin bulunmadığını, alım-satım işlerini patronu olan ...'ın yaptığını; sanık ... ise sanık ...'ın iş yerinde çalışmadığını, onlarla ortak hareket etmesinin söz konusu olmadığını, kendi vergi kaydının bulunduğunu ve araç alım satım işi yaptığını, sanıkları olay nedeniyle tanıdığını, bedelini ödeyerek aracı satın aldığını beyan etmiştir.
3. Katılan ve tanıklar, aracın alım satımı konusunda sanık ... ile muhatap olduklarını, sanık ...'in iş yerinde çalışan olduğunu, sanık ...'yı tanımadıklarını, bu tarihe kadar araç bedelini alamadıklarını, vadeli satış yapmadıklarını beyan etmişlerdir.
4. Mahkemece, iddia, savunmalar, katılan ve tanıkların beyanları birlikte değerlendirilerek, suça konu aracın kısa sürede satılmış olmasına karşın aradan geçen iki yıllık sürede katılana ödeme yapılmamış olması, sanık ...'ın olayın başlangıcından beri suç işleme kastı ile hareket edip hileli davranışlarla katılanı yanıltarak haksız menfaat temin ettiği, bu şekilde dolandırıcılık suçunun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleştiğinin kabulü ile sanık ... hakkında mahkumiyetine; sanıklar ... ve ...'nın atılı suçu işlediklerine dair delil bulunmadığı gerekçesiyle beraatlerine dair temyize konu hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
1. Savunmalar, katılan ve tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'in sanık ...'ın çalışanı olduğu, onun talimatı ile aracın devrini üzerine aldığı, sanık ...'nın ise ... ile birlikte çalışmadığı, dolayısıyla sanıkların, sanık ...'ın eylemine iştirak ettiklerine ve atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, beraat kararlarında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan
vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Sanık ve Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
1. Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu, bozmayı gerektirmiş,
2. Tekerrüre esas alınan ilama konu 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki tehdit suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi gereğince uzlaşma kapsamına alındığı, bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan sonra sonucuna göre, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2016 tarihli ve 2014/610 Esas, 2016/353 Karar sayılı kararlarında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Sanık ve Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2016 tarihli ve 2014/610 Esas, 2016/353 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/32211, K. 2024/6922, 21 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama