İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2021/39095 Karar: 2024/1647 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/39095 K.2024/1647

11. Ceza Dairesi 2021/39095 E. , 2024/1647 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/38 E., 2016/314 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ: Onama, bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 s

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2021/39095 E. , 2024/1647 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/38 E., 2016/314 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ: Onama, bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 s

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2021/39095 E. , 2024/1647 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/38 E., 2016/314 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ: Onama, bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Adana 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2016 tarihli ve 2016/38 Esas, 2016/314 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 1. Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz istemi gerekçesizdir. 2. Sanığın temyiz istemi; katılan beyanları nazara alınarak, eksik araştırma ve inceleme ile verilen mahkumiyet kararının bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Kuaför olan sanık ile katılanın, saç yaptırdığı sırada tanıştıkları, sanığın katılanla evlenmek istediğini söyleyerek güven oluşturduğu ve borçlarını temizlemek için katılana ait daireyi geçici süre ile ipotek göstermek istediği bu nedenle katılanın evini sanığa devrettiği, bu aşamadan sonra sanığın çeşitli bahanelerle evin tapusunu iade etmediği ve katılanla evlenmediği, katılanla aralarındaki cinsel ilişkiyi telefon kamerası ile kayıt altına alan sanığın, bu görüntüleri babasına göndereceğini söyleyerek katılana şantaj yaptığı belirtilerek sanık hakkında dolandırıcılık, özel hayatın gizliliğini ihlal ve şantaj suçlarını işlediği iddiasıyla dava açılmıştır. 2. Sanık suçlamaları kabul etmemiş, evi kredi çekerek aldığını, katılanın rızası ile çektiği görüntüleri hemen sildiklerini, atılı suçlamaları işlediğini savunmuştur. 3. Sanığın telefonunda yapılan incelemede dava konusu edilen görüntülere ulaşılamamıştır. 4. Mahkemesince sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği, unsurlarının oluştuğu kabul edilerek mahkumiyet kararı, şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından delil yetersizliği nedeniyle beraat kararları verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Etme ve Şantaj Suçlarında Kurulan Hükümler Yönünden 1. Katılanın soyut beyanları dışında sanığın atılı suçları işlediğine dair dosya kapsamında kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, mahkemece delil yetersizliği nedeniyle verilen beraat hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.Sanık Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığa yüklenen, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereği uzlaştırma işlemleri yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR A. Sanık Hakkında Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Etme ve Şantaj Suçlarında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2016 tarihli ve 2016/38 Esas, 2016/314 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2016 tarihli ve 2016/38 Esas, 2016/314 Karar sayılı kararırına yönelik katılan vekili ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla