KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/39099 E., 2025/6651 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/23 E., 2019/21 K.
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Temyizin kapsamına göre Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2017 tarihli ve 2017/459 Esas, 2017/375 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı kanunun 155/2, 43/1, 62/1 ,52/2-4 maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 2.200,00 TL adli para cezası ile hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
kararı verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 11.01.2019 tarihli ve 2018/23 Esas, 2019/21 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik
katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle duruşma açılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca hükmün kaldırılarak sanığın dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157/1, 43/1 62/1, 52 ve 53 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyizi; her bir eylem bakımından ayrı suç oluştuğunu , sanık hakkında eksik cezaya hükmedildiğine , kararın bu sebeple bozulması gerektiğine ilişkindir.
Sanık müdafii temyizi; sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket etmediğine, hükmün sanık lehine bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Suç tarihinin sanığın hesabına paranın en son gönderildiği 02.06.2016 tarihi olduğu belirlenerek yapılan incelemede ;
1. Suç tarihinde katılana ait mobilya satış mağazasında satış elemanı ve müşteri temsilcisi olarak çalışan sanığın, yapmış olduğu satışlar sırasında bir kısım müşterilere şirket hesabı yerine kendi hesap numarasını vermek suretiyle toplam 26.338 lirayı katılanın hesabına yönlendirmeyip kendi hesabına yatırmasını sağladığı olayda; sanık savunması ve katılan beyanlarından sanığın para tahsil yetkisi olmadığının anlaşılması karşısında sanığın eyleminin zincirleme şekilde '' güveni kötüye kullanma'' suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek sanığın 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesi kapsamında kalan dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gerekçesiyle mahkûmiyetine hükmedilmesi,
2. Kabule göre ;sanığın farklı zamanlarda her biri mağdura yönelik ayrı ayrı hileli hareketleri ile menfaat temin ettiğinin anlaşılması karşısında mağdur sayısınca dolandırıcılık suçuna hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/39099, K. 2025/6651, 27 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama