KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/39720 E., 2025/5500 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/3740 E. 2019/1087 K.
- Suç
- Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
- Hüküm
- Esastan ret
- Tebliğname görüşü
- Esastan reddi ile onama
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin 01.10.2018 tarih ve 2018/100 Esas, 2018/207 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-L, 52, 53 maddeleri uyarınca 6 yıl hapis ve 80.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 26.04.2019 tarih, 2018/3740 Esas, 2019/1087 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/2 maddesi uyarınca 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın temyizinde özetle, delillerin toplanmadığını, suç tarihinde Silivri' de bulunmadığını ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olan, 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/39720, K. 2025/5500, 5 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama