KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/39791 E., 2023/10966 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/37 E., 2018/504 K.
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
681 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziantep 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2014 tarihli ve 2012/505 Esas, 2014/474 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 28.11.2017 tarihli ve 2017/22998 Esas, 2017/25010 Karar sayılı kararıyla sanığın kendisini başkomiser olarak tanıtıp katılanı dolandırması şeklinde vuku bulan eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi kapsamında üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilmesi için bozulmasına karar verilmiştir.
3. Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2018 tarihli ve 2018/37 Esas, 2018/504 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında vasfın suç tarihine göre lehe olan basit dolandırıcılık suçuna temas ettiği ve uzlaşmanın sağlanamadığı kabulüyle 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği;diğer sanıkların, sanığın saflığından faydalandıklarını, sanığın kastının olmadığını, mahkemenin teşdiden ceza vererek kazanılmış hakkı dolayısıyla indirim yapmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulması talebine ilişkindir. Katılanın temyiz isteği;mahkemenin verdiği cezaya indirim uygulamasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın kullanmış olduğu cep telefonunu arayan şahsın kendisinin Başkomiser olduğunu, katılanın telefonunun dinlendiğini vereceği hesaba para yatırması halinde dinleyen kişileri bulabileceklerini söylediği ve katılanın da sanığın hesabına 19.830,00 TL parayı yatırdığı, sanığın bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın atılı suçlamayı kabul etmediğini, emniyette verdiği ifadede paranın hayvan alım satımı dolayısıyla yatırıldığını, fazlasını çekip yanına gelen ve temyiz dışı sanıklar olan ...ve...a verdiğini; mahkemede alınan savunmasında; aynı iş yerinde birlikte çalıştığı temyiz dışı sanık ... 'ın akrabasından para geleceğini söyleyerek hesap bilgisini aldığını, parayı çekip yanına gelen iki kişiye verdiğini, emniyette ...'ın yönlendirmesiyle farklı ifade verdiğini beyan etmiştir.
3. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
4. Mahkemesince sanık hakkında dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 34 üncü maddeleri gereğince "şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu" tarih ile "uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği" tarihe kadar zamanaşımı süresinin durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılanın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2018 tarihli ve 2018/37 Esas, 2018/504 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/39791, K. 2023/10966, 26 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama