KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/39907 E., 2025/7089 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/220 E., 2015/566 K.
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Beraat
- Temyiz edenler
- Şikâyetçi Belediye Başkanlığı vekili, katılan Bakanlık vekili
- Tebliğname görüşü
- Ret, bozma
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
A. Şikâyetçi Belediye Başkanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçundan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçinin kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme hak ve yetkisi vermeyeceği anlaşıldığından, şikâyetçi adına vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı kovuşturmanın her aşamasında müdahale yoluyla kamu davasına katılma hakkı bulunan ve suçtan zarar gören Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 5271 sayılı CMK'nın "Hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır" şeklindeki 260/1.
Maddesi ve aynı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 03.09.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan Bakanlık vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/39907, K. 2025/7089, 12 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama