KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/40300 E., 2026/2989 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2026
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/508 E., 2019/2232 K.
- Suç
- Kanun hükmü gereği sahteciliği sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1.İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2019 tarihli ve 2017/1031 Esas, 2019/69 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında açılan kamu davasının, 5237 sayılı TCK'nın 66... maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 12.11.2019 tarihli ve 2019/508 Esas, 2019/2232 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK’nın 280/1-(g) maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması ile sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 204/1, 204/3, 43/1, 62/1 ve 53/1 maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık müdafiinin temyiz sebebi; sanığın, vekâletnamelerin sahte olduğunu bilmediğine ve bilmesinin beklenemeyeceğine, sanığın tüm imzaları vekâleten attığına, sanığın mahkûmiyeti için yeterli somut delil bulunmadığına, suçun unsurlarının sanık tarafından gerçekleştirilmediğine, hükmün bozulması ve sanığın beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53/3 maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1 maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükümde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/40300, K. 2026/2989, 23 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama