KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/40695 E., 2025/11970 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/576 E., 2019/537 K.
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Kararın kaldırılması ile mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin düzelterek esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2017 tarihli ve 2016/218 Esas, 2017/299 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157/1,62/1 ve 52/2-4 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ve 1.160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 08.05.2019 tarihli ve 2018/576 Esas, 2019/537 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafinin istinaf başvuruları üzerine, duruşma açarak sanık hakkında, dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157/1,62/1, 58... /2-4 üncü maddeleri uyarınca 1yıl 8 ay hapis cezası ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık müdafii temyiz isteminde ,katılanın beyanları arasında çelişki olduğu ,malın müşteriye teslimi ile birlikte, bedelinin peşin olarak satıcıya ödendiği yolunda kanuni bir karine olduğu ,aksini yani satışın veresiye olduğunu iddia eden tarafın bu iddiasını ispat etmesi gerektiğini , kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, verilen istinaf kararının bozulması talebine ilişkindir.
Cumhuriyet Savcısı temyiz isteminde, adli sicil kaydının incelenmesinde bulunan mahkumiyet kaydının tarihi itibariyle tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden,mükerrirlere özgü infaz rejimine göre uygulama yapılması hukuka aykırılık teşkil ettiğini bu nedenle usul ve yasaya aykırı kararın bozulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanık hakkında kurulan hükümde, ilk derece Mahkemesince dolandırıcılık suçundan cezaladırılmasına karar verildikten sonra katılan vekili ve sanık müdafinin istinaf talebi üzerine duruşma açılarak Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 08.05.2019 tarihli ve 2018/576 Esas, 2019/537 Karar sayılı kararı ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak sanık hakkında dolandırıcılık suçundan yeniden mahkumiyet hükmü kurulurken sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek ilamı olmadığı halde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin paragrafın çıkarılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/40695, K. 2025/11970, 23 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama