İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/8434 K.2024/7143

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi…

Esas2021/8434Karar2024/7143Tarih22 Mayıs 2024Okuma5 dk · 1.088 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2021/8434 E., 2024/7143 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Mayıs 2024
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2016/199 E., 2016/435 K.
Suç
Resmi Belgede Sahtecilik, Başkalarına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerini Kullanma
Hükümler
Mahkûmiyet
Tebliğname görüşü
Onama, Bozma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.088 kelime·5 dk okuma·6 bölüm

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği; usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Olay tarihinde, kolluk görevlilerince, bir kıraathanede bulunan şahısların kimlik bilgileri sorgulanırken, sanığın mağdur adına düzenlenmiş üzerinde kendisine ait fotoğrafın bulunduğu suça konu nüfus cüzdanını kolluk görevlilerine ibraz ettiği iddiası ile kamu davası açıldığı, sanığın ikrarı, suça konu nüfus cüzdanındaki halen mevcut fotoğrafın, evvelce aynı yerdeki fotoğrafın sökülmesinden sonra tahrifen yapıştırılmış olduğu ve aldatma kabiliyetini haiz olduğuna dair uzmanlık raporu, mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığın resmi belgede sahtecilik ve başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçlarından cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.10.2012 tarihli ve 2011/8-335 Esas, 2012/1804 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve keyfiyetin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği nazara alındığında;

dosya içerisinde bulunan nüfus cüzdanı üzerinde Heyetçe yapılan gözlemde, belgenin ön yüzünde soğuk damga izi görünümü vermek için oluşturulan dairesel şeklin damga olmadığının ilk bakışta kolaylıkla anlaşılması karşısında.

Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in 130 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Soğuk damga fotoğrafın üzerine gelecek ve fotoğrafın görüntüsünü bozmayacak şekilde ve nüfus cüzdanının plastikle kaplanması işleminden sonra ay-yıldıza doğru uygulanır.” hükmüne uygun şekilde soğuk damga izi bulunmayan nüfus cüzdanında bu haliyle aldatıcılık niteliği mevcut olmadığından,

5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının somut olayda oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerini Kullanılması Suçu Yönünden 1. Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için failin önceden işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekmektedir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması halinde başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun unsurları oluşmayacaktır.

2. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşması için, failin açıklamaları üzerine yetkili bir kamu görevlisi tarafından resmi bir belgenin düzenlenmesi ve düzenlenen resmi belgenin, beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gerekir.

Yalan beyanın tek başına kanıtlama gücünün bulunmadığı, bu beyana rağmen görevlinin, beyan edilen hususların doğruluğunu araştırıp da belgeyi sonra düzenlemesinin gerekli olduğu takdirde, belgeye dayanak oluşturan bilgi yalan beyan olmayıp görevlinin araştırması sonucu ulaştığı bilgi olduğundan yine beyan olunan bilgiler, ilgili memur ya da makamın başkaca araştırma yapmasını, belge incelemesini gerektirirse veya yalan beyan üzerine memurun kandırılamaması neticesinde doğru şekilde belge oluşturulması durumunda anılan suç oluşmayacaktır.

3. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun (5326 sayılı Kanun) “Kimliği bildirmeme” başlığını taşıyan 40 ncı maddesinin birinci fıkrasında ise “Görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişiye, bu görevli tarafından elli Türk Lirası idari para cezası verilir.” hükmünü haiz olup bu kabahat fiili ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'un 206 ncı maddesinde düzenlenen suç arasındaki fark, beyanın resmi belge düzenlenmesi sırasında yapılıp yapılmadığıdır.

Kamu görevlisinin, görevi nedeniyle resmi belge düzenlediği sırada yalan beyanda bulunulması halinde 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesi uygulanacaktır.

Resmi belge düzenlenmesi sırasında olmayıp da kamu görevinin gereği gibi yerine getirilebilmesi için, kamu görevlisinin göreviyle bağlantılı olarak sorması ve kişinin kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunması halinde 5326 sayılı Kanun’un 40 ncı maddesinin birinci maddesi uyarınca idari para cezası verilmesi gereklidir.

4. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde. İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 04.12.2014 tarihli ve 2014/2880 değişik iş sayılı kararına istinaden, kolluk görevlilerince, tombala oynatıldığı iddiası nedeniyle bir kıraathanede yapılan uygulama sırasında, sanığın GBT sorgulaması yapan görevli polis memurlarına mağdur adına düzenlenmiş, üzerinde kendisinin fotoğrafının bulunduğu suça konu nüfus cüzdanını ibraz edip,

mağdurun başka suçtan aranması olduğunun tespiti üzerine arama ve yakalama tutanağı ile adli muayene raporunun mağdur adına düzenlenmesine sebebiyet vermesi şeklindeki eyleminin seri muhakeme ve basit yargılama usulüne tabi olan 5237 sayılı Kanun'un 206 ıncı maddesindeki resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan cezalandırılması,

5. Kabule göre de. Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş,

hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu 14.07.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin on birinci fıkrasına eklenen "seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz" şeklindeki hükmün, ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,

Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli ve 2016/199 Esas, 2016/435 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2024 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/8434, K. 2024/7143, 22 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
  8. V. Karar
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/8434
Karar No
2024/7143
Tarih
22 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/8438 K.2024/5048
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/8442 K.2024/4223
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/8444 K.2024/6338
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/8446 K.2024/6467
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/8448 K.2024/6078
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/8451 K.2024/4195

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.