İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2022/10142 Karar: 2024/9025 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/10142 K.2024/9025

11. Ceza Dairesi 2022/10142 E. , 2024/9025 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1223 E., 2020/1692 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2022/10142 E. , 2024/9025 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1223 E., 2020/1692 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2022/10142 E. , 2024/9025 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1223 E., 2020/1692 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2018 tarihli, 2017/546 Esas ve 2018/177 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin beraat kararının kaldırılarak sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 2'şer yıl 6'şar ay hapis ve 10.000,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, ayrıca sanık ... hakkında aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz istemleri özetle; eylemin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğuna, ilişkindir. 2. Sanık ...'ün temyiz istemi özetle; suçun sübutuna, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Katılanın aracını satmak amacıyla oto pazarında bulunduğu sırada kendisini ... olarak tanıtan şahsın araca müşteri olup aracın 28.500,00 TL bedelle satışı konusunda anlaştıkları ve katılana 200,00 TL kapora verip iki gün önce kiraladıkları ofise davet ettiği, katılan ofise gittiğinde sanıklar İbrahim, ... ile ...'un da ofiste olduğu ve ...'un katılana 3.300,00 TL verip muhasebeciyi arayarak hesabına 25.000,00 TL para göndermesini söylediği, aracın devri husunda katılanı ikna edip, aracın sanık ... üzerine devrini sağladıkları, güven vermek amacıyla sanık ...'un bono vasfı taşımayan senet verdiği, daha sonra kalan bedeli ödemedikleri, ofis olarak kiraladıkları yeri boşaltıp ortadan kayboldukları, bu şekilde sanıkların en başından itibaren suç işleme kastıyla hareket ederek dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir. 3. Mahkemece yapılan yargılamada ihtilafın hukuki nitelikte olduğu gerekçesiyle beraat kararı verdiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Katılanın aracını satmak amacıyla oto pazarında bulunduğu sırada ...'nın katılanın aracına müşteri olup 28.500,00 TL bedelle satışı konusunda anlaştıkları ve katılana 200,00 TL kapora verip iki gün önce kiraladıkları ofise davet ettiği, katılan ofise gittiğinde sanıklar ..., ... ile ...'un da ofiste olduğu ve sanık ...'in katılana 3.300,00 TL verdiği, sanıklar ... ve ...'ın katılanı notere götürdükleri, katılanın noterde aracın satış bedelinin tamamının ödenmediğini söylemesi üzerine satış işleminin gerçekleştirilemediği, aynı sanıklarla iş yerine döndüklerinde katılana satış bedelinin kalan kısmına karşılık olmak üzere borçlusu ..., alacaklısı katılan olduğu 28.500,00 TL bedelli teminat senedinin düzenlenerek katılana verildiği ve bu şekilde aracın satışının sanık ... adına gerçekleştirildiği, bu şekilde katılanı araç bedelinin satış işleminden hemen sonra ödeneceği konusunda inandırmak suretiyle yanıltıp en başından itibaren suç işleme kastıyla hareket etikleri kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ... ve ...'ın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın alınan savunmalarında özetle ...'ın iş yerinde çaycı olarak kısa süre çalıştığını, bu sanığın isteği ile aracı üzerine devraldığını, herhangi bir menfaat temin etmediğini, katılana peşinat olarak verilen parayı kendisinin değil diğer sanık ...'ün verdiğini savunması, Sanık ...'ın alınan savunmaları ve dosyaya sunduğu dilekçesinde bu hususu doğrulayarak, üzerine başka araçlar olduğu ve vergi borcu bulunduğu için aracı çaycı olarak çalışan sanık ... üzerine devraldıklarını beyan etmesi karşısında, sanık ...'un diğer sanıklar ile fikir ve eylem biriği içerisinde hareket ettiğine dair savunmasının aksine, mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanıklar ... ve ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,02.07.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla