Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2022/10662 E. , 2024/12574 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilamı ile Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2021/35532 Esas, 2022/3016 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2022/10662 E. , 2024/12574 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilamı ile Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2021/35532 Esas, 2022/3016 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Temyizin kapsamına göre; Ereğli Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2018 tarihli ve 2016/24 Esas, 2018/264 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararları verilmiştir. 2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 10.07.2019 tarihli ve 2019/199 Esas, 2019/884 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında; a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan 158/1-e, 43/1, 168/2, 62/1, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay 16 gün hapis ve 111.050,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan; 204/2, 43/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına Karar verilmiştir. 3. Konya Bölge Adliyesi Mahkemesi 8. Ceza Dairesi kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/35532 Esas, 2022/3016 Karar sayılı kararı ile sanığın şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraat etmesi gerektiğinden bahisle sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında; a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan 158/1-e, 43/1, 168/2, 62/1, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay 16 gün hapis ve 111.050,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan; 204/2, 43/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyizi; sanığın atılı suçlardan beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. Katılan vekilinin temyizi; sanığın en üst hadden cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/35532 Esas, 2022/3016 Karar sayılı, sanığın ''şüpheden sanık yararlanır'' ilkesi uyarınca beraat etmesi gerektiği gerekçesiyle mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına dair kararı yerinde görüldüğünden Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2021/35532 Esas, 2022/3016 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye uygun olarak, Yargıtay Üyesi ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,04.11.2024 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Sayın çoğunluğun suçun sübutuna ilişkin direnme kararı yerinde görülmediğinden dosyanın Yargıtay Ceza Kuruluna gönderilmesine ilişkin kararına katılmak mümkün bulunmamıştır. Zira; Bölge adliye mahkemesinin direnme kararına konu Dairemizin bozma kararına yönelik karşı görüş gerekçemde belirttiğim üzere "Somut olay temyiz incelemesine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf kanun yolu incelemesinden geçerek gelmiştir. Somut olaya 5320 sayılı Kanunun 8 maddesi ve dolayısıyla 1412 sayılı CMUK'nin hükümlerinin uygulanması mümkün olmayıp temyiz incelemesinde uygulanması gereken 5271 sayılı CMK'nin 288. maddesine göre 'temyiz ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.' hükmünü amir olup İstinaf kanun yolunda denetimi mümkün bulunan maddi vakıaların temyiz kanun yolunda denetimi dolaylı hukuki yönüne temas etmesi halinde denetlenebileceği bunun dışında, doğrudan maddi vakıaların denetiminin mümkün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kanaatimce maddi meselenin temyizen denetimi bu kapsamda adil yargılama hakkı içinde mütaala edilen erişim hakkının sağlanması bakımından mümkün ve gereklidir, ancak; 5271 sayılı CMK'nin 288. maddesi hükmü bu kapsamda değerlendirildiğinde maddi olayın dolaylı hukuki denetiminin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun birçok kararında vurgulanan delillerin akla, mantık kurallarına, hukukun genel ilkeleri ile hayat tecrübelerine, oluş ve dosya kapsamına uygunluğu gibi kriterler gözetilerek test edilmek suretiyle temyizen denetlenebileceğini kabul etmek gerekecektir. Bu halde doğrudan maddi vakıanın tespitinde ilk derece mahkemesi ve istinaf kanun yolu denetiminde delillerin akla, mantığa, hayat tecrübelerine, hukukun genel ilkeleri ve dosya kapsamına uygun değerlendirilmeğinin takdir yetkisi dışına çıkılarak duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık ve kesin olması gereklidir. Aksi halde kanunun yetki vermediği bir konuda temyiz kanun yolunda maddi vakıa denetimine girilmesi isabetli olmayacaktır. Maddi vakıanın belirlenmesine yönelik gerekli tüm delillerin hukuka aykırılık söz konusu olmaksızın toplanmasından sonra yukarıda belirtildiği üzere akla, mantığa, tecrübe kurallarına ve hukukun genel ilkelerine aykırı olmaması koşuluyla vicdani kanıyı oluşturacak biçimde takdir yetkisi de gözetilerek oluş ve dosya kapsamına uygun olarak karar yerinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Maddi vakıa denetiminde temyizen incelenebilecek diğer hukuki yan görüldüğü üzere olayın aydınlanması bağlamında tüm delillerin toplanmış olmasıdır. Sayın çoğunluğun bozma nedeni sanığın diğer firma yetkilisi sanıkların eylemine iştirak iradesi ile hareket edildiğine yönelik delil bulunmadığı yönündeki bozma nedeninin hukuki yöne temas etmeden doğrudan maddi vakıa denetimine girdiği, bu nedenle temyiz denetiminde CMK'nin 288. maddesinde belirlenen hukuki denetimin sınırı dışına çıkıldığı, keza bölge adliye mahkemesince maddi vakıanın aydınlanması için gerekli tüm delillerin toplandığı ve delillerin dosya kapsamına uygun biçimde akla, mantığa, hayat tecrübelerine ve hukukun genel ilkelerine uygun ve takdir yetkisi kapsamında değerlendirildiği ve CMK'nin 217. maddesi uyarınca ulaştığı kanaate göre maddi vakıanın tespitinde bir isabetsizlikte bulunmadığından" direnme kararının yerinde olduğu ve direnme hükmünün onanması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi kararına katılmak mümkün bulunmamıştır.